11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2014/20201 E. , 2016/3252 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sahtecilik suçu yönünden yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1.... isimli şahsa satıp 2004 yılında tapusunu devrettiği taşınmazı, 14.02.2007'de katılanlardan...'a satan sanığın, katılanların dairenin parasının yarısını ödemelerine rağmen tapu işlemlerinin gecikmesi nedeniyle yaptıkları araştırmada durumun ortaya çıkması üzerine, yurtdışında olduğunu söylediği ...'ın dönmesi halinde sorunu çözeceğini söyleyerek suça konu senedi verdiğinin iddia ve kabul olunması, sanığın, anılan daireyi sattığı ...'ın bir süre sonra bu daireden vageçtiğini, başka bir daire vermesi karşılığında bu daireyi kendisine vermek üzere anlaştıklarını, bunun üzerine daireyi ...'a sattığını, ancak ekonomik sıkıntıları nedeniyle vadettiği daireyi veremeyince ...'ın dairenin tapusunu vermediğini, ...'un ödediği parayı istemesi üzerine, 45.000,00 TL ve 35.000,00 ile 26.500,00 USD bedelli senetler verdiğini, suça konu senedi verip vermediğini hatırlamadığını savunması, dosya içerisine ibraz ettiği 21.08.2006 tarihli belgeye göre, ...'ın başka bir daire karşılığında tapuyu devretmeyi kabul etmesi, taşınmazın katılanlara haricen satışının bu belge tarihinden sonra olması karşısında, dolandırıcılık suçu yönünden gerçeğin ve suç kastının kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenmesi için, 21.08.2006 tarihli belgenin gerçek olup olmadığı ... ile bu belgede tanık olarak imzası bulunan... dinlenmek ve gerekli olması halinde bu belge üzerinde yazı ve imza incelemesi yaptırılmak suretiyle belirlendikten sonra, sanığın dolandırıcılık kastıyla hareket edip etmediği tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, iddianamedeki anlatıma göre sanığın atılı suçtan doğan menfaati elde ettikten sonra verdiği sahte senet için dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmayacağı; dolayısıyla zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı da gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2.Kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen bütün unsurlarını taşıması gerekli olup, suça konu bonoda Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre bulunması zorunlu unsurlardan olan “düzenleme yerinin” dosya arasında bulunan bono fotokopisinde bulunmadığı, bu nedenle bono aslının getirtilip zorunlu unsurları taşıyıp taşımadığına ilişkin inceleme yapılması, düzenleme yerinin bulunmaması halinde sahtecilik eylemin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağının gözetilerek hüküm tesis edilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
3.5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın kendi alt soyu dışındaki kişiler üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden hapis cezasının infazı tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.04.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.