Esas No
E. 2015/4261
Karar No
K. 2016/5600
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2015/4261 E.  ,  2016/5600 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM: Mahkumiyet

1.Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Adli emanetin 2010/2338 sırasına kayıtlı olan suça konu nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi,

Yasaya aykırı; sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki suça konu belgenin müsaderesine ilişkin kısmın çıkartılarak yerine “Adli emanetin 2010/2338 sırasına kayıtlı olan suça konu nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanması” denilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

2.Sanık hakkında başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

TCK'nun 268. maddesinde düzenlenen “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçunun oluşabilmesi için failin önce bir suç işlemesi daha sonra bu suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla adli makamlara başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini vermesi gerekmektedir. Somut olayda, suç tarihinde sanığın yanında bulunan kişilerle beraber plakası belirlenen araçla uyuşturucu madde getireceği ihbarının gelmesi üzerine aracın durdurulduğu ve sanığın sahte kimlik belgesini kullanarak kendisini ... olarak tanıttığı ve mağdur hakkında uyuşturucu madde suçundan soruşturma başlatılmasına neden olduğu, yapılan parmak izi incelemesinden sonra gerçek kimlik bilgilerinin ortaya çıktığı anlaşılmakla;

TCK'nun 212. maddesindeki özel içtima hükmü de gözetildiğinde, sanığın üzerine atılı suçun tüm yasal unsurları itibariyle oluştuğu dikkate alınmadan mahkumiyeti yerine beraat kararı verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 15.06.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog