2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2016/6668 E. , 2016/11176 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Katılan kurum tarafından kaçak elektrik kullanım bedelinin 28.07.2010 tarihli “kaçak tahakkuk tüketim belgesinde” 660.30 TL olarak hesaplanarak, 26.06.2013 tarihli cevabi yazıda ödenmediğinin belirtilmesine karşın, elektrik bilirkişisi tarafından düzenlenen 17.09.2012 tarihli bilirkişi raporunda kaçak elektrik kullanım bedelinin katılan kurumun bildirdiği kaçak elektrik kullanım bedelinden farklı olarak 53.61 TL hesaplanması, kurumun tahakkuk ve talep ettiği bedel ile bilirkişi tarafından hesaplanan kurum zararı arasında açık farklılık bulunması, ayrıca katılan kurumun uğradığı zararı karşılaması için sanığa duruşmada yapılan sözlü ihtaratta, karşılaması gereken kurum zararı miktarının belirtilmediğinin, hangi miktar üzerinden ihtarat yapıldığının belirli olmadığının anlaşılması karşısında, 02.07.2012 tarihinde kabul edilerek, 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, bilirkişi tarafından hesap edilen vergiler ve cezalar hariç normal tarifeye göre belirlenen 53.61 TL'lik kaçak kullanım bedelini tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek, sanığa “katılan kurumun bilirkişi tarafından belirlenen 53.61 TL miktarındaki gerçek zararının yasal süre içerisinde giderilmesi halinde 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve soruşturma sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 14/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.