23. Ceza Dairesi
23. Ceza Dairesi 2015/8307 E. , 2016/5161 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
Katılanın bir ev almak istediği, sanığın yanında sigortasız işçi olarak çalışması nedeniyle kredi kullanma şartlarının uygun olmadığı, bu sebeple sanık adına kredi kullanmak suretiyle evin sanık adına alındığı, daha sonra evin katılan tarafından dava dışı ... isimli kişiye 115.000 TL ye satıldığı, ...'in 60.000 TL kredi ve diğer bir kısım borcunun ödenmesinden sonra kalan 55.000 TL parayı, katılanın o tarihte ... 'de bulunması ve tapuda daire sahibinin sanık gözükmesi nedeniyle sanığa teslim ettiği, ancak sanığın bu parayı katılana vermeyerek güveni kötüye kullandığı suçu işlediği iddia olunan somut olayda;
Suça konu dairenin baştan beri katılana ait olduğunun, kredi çekmek isteyen ve işleri bozulan katılanın suça konu daireyi kredi çekebilmek için önce dava dışı ... 'a sattığının daha sonra ... ' ın da işlerinin bozulup katılandan evi üzerine geri almasını istemesi üzerine bu kez evin tekrar sanık ... üzerine satış olarak gösterilerek bankadan kredi çekildiğinin; ancak suça konu yerin en son gerçek sahibi katılan tarafından 06/10/2011 tarihinde ...'e satılması işleminde, sanığın ...'den aldığı evin bakiye satış bedeli olan 55.000 TL'yi katılana vermediğinin kabul edilmiş olması ve bu kabulü destekler tapu kayıtları, tanık ... beyanlarına rağmen sanığın da suça konu evi ... 'dan satın aldığını, evin katılana ait olmadığını beyan etmiş olması karşısında; suça konu yerin gerçek sahibinin katılan olduğunun ve sanık üzerine yapılan satış işleminin savunmasının aksine inançlı işlem mahiyetinde olduğunun kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; öncelikle ... 'ın tanık sıfatıyla ifadesi alınarak suça konu evin mülkiyetinin gerçekte katılana ait olup olmadığının, gerek katılan tarafından kendisine yapılan satış işleminin gerekse kendisi tarafından sanığa yapılan satış işleminin inançlı işlem mahiyetinde olup olmadığının, gerçekten satış bedelinin alınıp alınmadığının, alındıysa ne şeklide ne kadar ödeme yapıldığının sorulup araştırılması ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/04/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.