23. Ceza Dairesi
23. Ceza Dairesi 2015/6355 E. , 2016/3955 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanığın muhasebecilik görevini üstlendiği mağdurun kendisine sigorta primlerini yatırması amacıyla verdiği paraları SSK'ya yatırmayarak uhdesinde tutmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddia edilen somut olayda;
1.Serbest muhasebecilerin 3568 sayılı Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirlik Kanunu'nun 2/A maddesinde belirtilen görevleri arasında SSK primlerinin yatırılması gibi bir görevlerinin olmadığı, ayrıca Türkiye Serbest Muhasebeciler Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğinin Mecburi Meslek Kararları'na ilişkin 26.01.1996 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 1996/1 sayılı genelgesinin 1. maddesinde yer alan "meslek mensupları, müşteri adına üçüncü kişilere ödeme yapmak üzere her ne isim altında olursa olsun mali değerler alamazlar" şeklindeki hükmüne göre; sanığın, SSK prim borcunu yatırmak üzere mağdurdan aldığı parayı söz konusu kuruma yatırmayarak özel işlerinde kullandığının iddia ve kabul olunması karşısında, eyleminin görevi ile ilgisinin bulunmayıp sübutu halinde şikâyete tabi olan 5237 sayılı TCK'nın 155/1. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve mağdurun 19.03.2012 tarihli dilekçesi ile şikayetinden vazgeçtiğinin de anlaşılması karşısında sanığa, hakkındaki şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği hususun sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi Kanun koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 100 gün karşılığı adli para cezası olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/04/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.