2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2016/5784 E. , 2016/12748 K.
"İçtihat Metni"
Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1 -b, 143/1, 43/2 ve 151/1. maddesi gereğince 4 yıl 8 ay 7 gün ve 2 yıl 6 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair SİLİFKE 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/04/2012 tarihli ve 2010/86 esas, 2012/239 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 23/11/2015 gün ve 2013-E.24238/76841 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/12/2015 gün ve 2015/386565 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1.Hırsızlık suçu açısından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/1 -b ve 143. maddeleri gereğince hükmolunan 3 yıl 9 ay hapis cezasının aynı Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırılması sonucu 3 yıl 20 ay 7 gün yerine, 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezasına hükmedilerek sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesinde,
2.Mala zarar verme suçu yönünden, olay günü sanığın diğer sanıklarla birlikte müşteki Ahmet Turgut'a ait işyerinin pencere demirlerini kırıp işyerinden bilgisayar, bir adet araç ve farklı müşteki ve katılanlara ait araçlardan mazot, yağ gibi yakıt çalmaları şeklinde gerçekleşen somut olayda, 5237 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinde düzenlenen "suç işleyen kişinin işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı" bir yaptırımla cezalandırılması gerektiği ilkesi ile anılan Kanun'un 61. maddesinde belirtilen "suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı" göz önünde bulundurularak cezanın belirlenmesi gerektiği cihetle, hırsızlık suçundan temel cezanın yarı oranında artırılmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmesine rağmen, mala zarar verme suçundan temel cezanın 6 katına yakın olarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunmasında, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
1.(2) no’lu kanun yararına bozma talebine yönelik yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 gün 2008/5-19, 2008/31 sayılı kararında da belirtildiği üzere, kanun yararına bozma yöntemi, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke sathında uygulama birliğine ulaşılmasını sağlama amacıyla, olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olarak Ceza Yargılaması Yasası’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu denetimin konusu, maddi ve yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıklardır. Ancak, gerek kesin hükmün otoritesinin korunması zorunluluğu, gerekse olağanüstü bir denetim yolu olması nedeniyle dar kapsamlıdır; her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Nitekim, yasa yolunun bu özelliği nedeniyle, hakimin takdirini hatalı kullanmasına ilişkin hususlardaki hukuka aykırılıklar, örneğin; temel ceza miktarının saptanmasında kullanılan ölçütlerin hatalı takdir edilmesi, Yargıtay’ın sadece olağan bir denetim yolu olan temyiz incelemesi sırasında dikkate alabileceği hukuka aykırılıklardandır. Olağan yasa yolunda bozma nedeni oluşturan her hukuka aykırılığın, kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilmesi mümkün olmadığı dikkate alınarak, sanık ... hakkında mala zarar verme suçu yönünden, olay günü sanığın diğer sanıklarla birlikte müşteki Ahmet Turgut'a ait işyerinin pencere demirlerini kırıp işyerinden bilgisayar, bir adet araç ve farklı müşteki ve katılanlara ait araçlardan mazot, yağ gibi yakıt çalmaları şeklinde gerçekleşen somut olayda, hırsızlık suçundan temel cezanın yarı oranında artırılmak suretiyle cezalandırılmasına karar verildiği halde, mala zarar verme suçundan temel cezanın 6 katına yakın olarak belirlenmiş ise de, mahkemece belirlenen hapis cezasının, uygulama maddesindeki alt ve üst sınırlar arasında takdir hakkının kullanılması kapsamında değerlendirilmesi gerekeceğinden, (SİLİFKE) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2012 gün ve 2010/86, 2012/239 sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
2.(1) no’lu kanun yararına bozma talebine yönelik yapılan incelemede;
Hırsızlık suçu açısından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b ve 143. maddeleri gereğince hükmolunan 3 yıl 9 ay hapis cezasının aynı Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırılması sonucu 3 yıl 20 ay 7 gün yerine, 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezasına hükmedilerek sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle (1) no'lu kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (SİLİFKE) 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 16.04.2012 gün ve 2010/86 , 2012/239 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; sanık ... hakkında hırsızlık suçundan,
TCK'nın 142/1-b ve 143. maddeleri gereğince hükmolunan 3 yıl 9 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılması ile sonuç cezanın 3 yıl 20 ay 7 gün hapis olarak belirlenmesine, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 21.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.