6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2013/32666 E. , 2014/6552 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22/10/2013 günlü kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Gerekçeli kararda ki suç tarihinin “06.03.2003” şeklinde mahallinde düzeltilmesi olanaklı görülmüştür.
Olay günü sanığın,yakınana ait evin sağlam ve muhkem olan iş yeri kapısını zorlayıp, kilidinin kırılması suretiyle içeriye girip, suça konu eşyaları çaldığı, yakınanın olay nedeniyle şikayetçi olduğunun anlaşılması karşısında, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522 (pek fahiş), 81. maddeleriyle, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 53, 116/2, 53, 151/1, 53. maddeleri kapsamında olup, (mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından uzlaşma hükümleri değerlendirilerek) sonucuna göre lehe yasanın saptanması gerektiği dikkate alınmadan, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddelerine aykırı davranılması kanuna aykırı ise de, uygulama açıkça sanık yararına olduğundan ve karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.5237 sayılı TCK'nın 7/3. maddesi uyarınca 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suç nedeniyle aynı Yasanın 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53 ve 58. maddelerin uygulanmasına ” ilişkin bölümler çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.04.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.