6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2011/18774 E. , 2014/4148 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Hükmolunan cezanın tür ve miktarı bakımından, 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı CMUK’nun 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan, sanık ... savunmanının temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükmün incelenmesine gelince,
Oluş ve dosya içeriğine göre, iddia ve aynı yöndeki mahkemenin yerindeki kabulüne göre sanığın, temyiz dışı diğer yaşı büyük sanıklar ... ve ... ile yaşı küçük sanık ...’in, fikir ve eylem birliği içerisinde, gece vakti, yakınana ait işyerinin kilitlerini kırıp, girerek, işyerinden çıkarttıkları çelik kasayı araca yükleyip, götürdükleri yerde balyozla üst kapağını kırıp, içindeki paraları aldıktan sonra kasadan kurtulmak için sulama kanalına atmak suretiyle gerçekleştirilen hırsızlık olayında;
Yakınanın ihbarı üzerine olay yerine gelen polisler tarafından, işyerinde inceleme yapıldığını gören ve yakınanın işyeri ile aynı sanayi sitesi içerisinde komşu olan bir oto elektrikçi dükkanında işçi olarak çalışan sanık ...’in, hırsızlık eylemi sonrasında hissettiği pişmanlık nedeniyle yine yakınanın işyeri komşusu olan tanık ...’a hırsızlık olayını anlatarak, çelik kasayı attıkları yeri göstermek suretiyle sulama kanalından çıkartmaları ve akabinde bu durumun polise bildirilmesi ile yakalanan sanık ...’in, hem yakalanma anında polise hem de sonrasında savcılık, sorgu ve mahkemede, savunman eşliğinde alınan istikrarlı ve tutarlı savunmaları ile ayrıca diğer sanık ...’ın da, savcılık ve savunman eşliğindeki sorguda alınan savunmalarında, hırsızlık suçunu tüm sanıklar olarak birlikte işlediklerini samimi olarak dile getirmiş olmaları, nitekim sanıklar ... ve ...’ın, olayın oluşuna ilişkin ayrıntılı bu savunmalarının dosya arasında bulunan kolluk görevlilerince düzenlenen olay yeri inceleme raporu, görgü tespit tutanağı, suça konu çelik kasanın bulunma şekli konusunda bilgi ve görgüsü tespit edilen tanık ...’un ifadeleri, çelik kasa üzerinde yapılan incelemelere ilişkin tutanaklar ve özellikle; sanıklar ... ve ...’ın; “hırsızlık sonrası, araca yükledikleri çelik kasayı sanık ...’in, ... Köyü’ndeki evine getirip, burada, ...’e ait balyoz ile kasayı açtıklarını” savunmaları üzerine ...’in, evinde yapılan aramada; suçta kullanılan ve sanıkların özelliklerini tarif ettiği balyoz bulunmuş ve bu konuda kolluk görevlilerince düzenlenen 22/04/2008 tarihli tutanakta; “bir ucu yassı, diğer ucu sivri, yeni kullanıldığı üzerindeki parlaklıklardan belli olan balyozun” ele geçirilmiş olması, son olarak da sanık ...’ın, “olay günü tanıdığını belirttiği sanık ...’i, çevresinde çağrıldığı ... ismi ile tanıdığını” belirtmesi, buna karşın sanık ..., “...’ı tanımadığını, birisinin, kendisi aleyhinde beyanda bulunması için onu yönlendirmiş olabileceğini, çevresinde ... adıyla çağrıldığının ise, doğru olduğunu” belirtmesi, bu haliyle sanık ...’ın, soruşturma aşamasında, diğer sanık ...’ın da tüm aşamalarda, olay günü, ... adıyla tanıdığı sanık ...’a karşı, suç isnadında bulunmalarını gerektirir h...gi bir husumetten de bahsedilmemesi, tüm bu anlatılanlar karşısında, sanık ...’in savunmalarının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik savunmalar olduğu anlaşılmakla, sanığın bu suçlardan delil yetersizliğinden bahisle beraatine karar verilmesini isteyen tebliğnamedeki bu bozma düşüncesi benimsenmemiş olup, buna göre; a-) Sanık hakkındaki işyeri dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğinin kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı biçimde "müştereken ve müteselsilen tahsiline" biçiminde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hükümden “sanıklardan müştereken ve müteselsilen tahsiline” ilişkin bölüm çıkarılarak, “sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” tümcesi eklenmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
b-) Sanık hakkındaki hırsızlık suçu yönünden; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Kovuşturma aşamasında tutuklu olan tüm sanıklardan ...’in ailesi tarafından, yakınanın, işyerinden çalınan çelik kasanın içinden alınan paralar, işyerindeki kırılan camlar ve o gün işyeri çalıştırılamadığı için uğradığı maddi kayba karşılık 2.000,00 TL’nin ödenmesi suretiyle tüm zararının giderildiğinin anlaşılması karşısında; her bir sanığın etkin pişmanlık hükmünden faydalanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; yazılı gerekçe ile sadece temyiz dışı sanık ... hakkında 5237 sayılı Yasanın 168/2. maddesiyle uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 325. maddesi gereğince bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanıklar ... ve ...’a sirayetine, 12.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.