7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2014/5055 E. , 2014/16638 K.
"İçtihat Metni"5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na aykırı davranmak suçundan sanık ...'in, anılan Kanun'un 81/9-1-a (2 kez), 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 80, 31/3 (2 kez), 62 (2 kez), 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 99.maddeleri uyarınca 4.785 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ...
3.Çocuk Mahkemesinin 07.04.2009 tarihli ve 2006/2332 esas, 2009/220 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 22.04.2011 gün ve 21403 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2011 gün ve KYB. 2011-188568 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede;
1.5846 sayılı Kanun'un 81/9-1-a maddesinde öngörülen para cezasının alt sınırının 5.000,00 Türk Lirası olduğu ve hükmün 1 numaralı bendinde sanığın aynı eyleminden dolayı verilen para cezasının alt sınırdan tayin olunduğu halde, hükmün 2 numaralı bendinde alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir sebep gösterilmeksizin veya teşdit uygulandığına dair bir ibareye yer verilmeksizin temel cezanın 5.560,00 Türk Lirası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin olunmasında,
2.Suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerinin karşılaştırılmak suretiyle hangisinin lehe olduğu hususunda bir değerlendirme yapılmaksızın doğrudan 5237 sayılı Kanun'un tatbik edilmesinde,
3.5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 99/1.maddesinde yer alan, "Bir kişi hakkında hükmolunan herbir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar." şeklindeki düzenleme nazara alındığında sanık hakkında hükmolunan iki ayrı para cezasının ayrı ayrı infaz edilmesi gerektiği gözetilmeden, para cezalarının toplanarak tek bir para cezasına hükmedilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Mahkumiyet hükmü kurulurken sadece 2007/736 Esas 2008/834 Karar sayılı birleştirilen dosya için sanığın savunması alınmış olup, diğer dosyalar yönünden sanık savunmasının alınmadığı yine iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulurken hangi dosyalar yönünden teselsül uygulandığının belirtilmediği anlaşılmakla; bu konularda ek kanun yararına bozma talebinde bulunup bulunulmayacağı hususunun Adalet Bakanlığınca değerlendirilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.