2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2013/34493 E. , 2013/27810 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ...'in 29.12.2003 tarihli vekaletname ile Avukat ...'u vekil olarak tayin ettiği, 27.04.2004, 28.09.2004, 16.12.2004 ve 13.04.2005 tarihli duruşmalara sanık ve vekaletli vekilinin birlikte hazır bulunduğu, ancak yargılama aşamasında sanık ...'ın kendi vekili olduğu halde mahkemece 25.10.2005 tarihli duruşmada barodan müdafii tayininin istendiği ve barodan müdafii olarak Avukat Güner Daysal'ın atandığı, mahkumiyet kararının, baroca atanan ve sanığın haberdar olmadığı müdafiinin yüzüne karşı verildikten sonra, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11.maddesi uyarınca gerekçeli kararın vekaletnamesi bulunan avukata tebliğ edilmesi gerekirken bu işlemin yapılmadığı ve sanığın da baro tarafından atanan avukatı kabul edip etmediğinin sorulup saptanmadan, gerekçeli kararın sanığın kendisine de tebliğ edilmeksizin hukuka aykırı olarak kesinleştirildiği anlaşılmakla, sanık ve vekilinin yokluğunda verilen karara yönelik 30.05.2012 tarihli dilekçenin; kesinleşmemiş mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz temyiz niteliğinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 492/1-son maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının, suçun işlendiği 06/07/2001 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddesi gereğince isteme uygun olarak DÜŞÜRÜLMESİNE, 26/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.