7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2013/19952 E. , 2014/19177 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I-Katılan vekilinin sanıklar hakkında kaçakçılık suçundan kurulan red hükümüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, oybirliğiyle, II-Katılan vekilinin sanıklar hakkında kaçakçılık suçundan kurulan beraat hükümüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların 5607 sayılı Yasa'nın 3/2.maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemi kamu davası açılmış ise de, sübutu halinde atılı eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Yasa'nın 3/1-d.maddesi yollaması ile 4/1-d.maddesine temas eden suçu; suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5607 sayılı Yasa'nın 6455 sayılı Yasa ile değişiklikten önce yürürlükte bulunan 3/11.maddesine ve 4458 sayılı Yasa'nın hükümden sonra yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 235/1-c.maddesine temas eden kabahati oluşturacağı gözetilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK'nun 7/2.maddesi de gözetilerek, sanıkların eylemine uygulanabilecek idari para cezasının miktarına göre, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20/3.maddesinde yazılı soruşturma zamanaşımı dolduğundan hükmün BOZULMASINA, anılan maddenin 1.fıkrası gereğince ilgili kişilere İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, oybirliğiyle, III-Katılan vekilinin sanıklar hakkında sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyizine gelince; Eksik araştırma bulunmadığına ... ...'ün karşı oyu ve oyçokluğu ile karar verilerek yapılan incelemede; Sanıkların sahtecilik suçunu işledikleri iddiası ile açılan davanın yargılaması sonucunda beraatlerine karar verilmiş ise de,
Dosya kapsamına göre, olay tarihleri itibariyle yürürlükte bulunan Dış Ticarette Standardizasyonun Tebliğleri uyarınca dava konusu eşyanın ithalatının kontrol belgesi sunulması şartına bağlı olması, ancak eşyanın kullanım amacına ilişkin çeşitli taahhütnamelerin ibrazı halinde bu şartın aranmaması nedeniyle, kontrol belgesinden muaf olarak ithalat işlemlerinin gerçekleştirilebilmesi için ... giriş beyannameleri ekinde bulunan sahte imzalı taahhüt yazılarının ibrazı suretiyle dava konusu eşyanın ithalat işlemleri gerçekleştirilmiş olmakla;
Dava konusu belgelerdeki yetkili kişi imzaların sanık ... Kılınçarsan tarafından sahte olarak atılması, bu belgelerin ... idaresinde tescilli ... giriş beyannamelerine işlenerek resmiyet kazanması suretiyle ithalat işlemlerinin gerçekleştirilmiş olması karşısında, ithalatçı ......San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı ve yetkilisi olan sanıkların, sübuta eren zincirleme olarak resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmaları yerine, delilerin takdirinde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/11/2014 gününde oyçokluğuyla karar verildi. ... KARŞI OY-DEĞİŞİK GEREKÇE Sanıkların sahtecilik suçunu işledikleri iddiası ile açılan davanın yargılaması sonucunda beraatlerine karar verilmiş ise de;
Öncelikle, belgelerde yapılan sahteciliğin aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup, suça konu belge asılları duruşmada mahkeme heyeti tarafından incelenerek zapta geçirilip, ilgili idarelerden getirtilecek benzer teyit yazılarının gerçeği ile karşılaştırması yapılarak uygunluk ve aykırılıkları saptanıp, ... giriş beyannamelerinin tescilli olduğu ... ile yazışma yapılarak suça konu belge türünden evrakın ibrazı halinde düzenli olarak bu belgelerin sıhhatinin araştırılıp araştırılmadığı, bu belgelerin taşıdığı tüm şekli unsurlarının suç tarihleri itibariyle yeterli olup olmadığı, suça konu belgelerde olduğu gibi mühürsüz evrakın işleme konulup konulmadığı konularında bilgi alındıktan sonra, yapılan sahteciliğin aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığı tartışılarak, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri yerine, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, kararın bu gerekçelerle bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum. ... ... ...