Esas No
E. 2016/16609
Karar No
K. 2016/16488
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

2. Ceza Dairesi         2016/16609 E.  ,  2016/16488 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM: Düşme, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

1.Katılan vekilinin 10/05/2013 tarihli mühür bozma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/01/2013 tarihli iade kararı sadece karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükümle ilgili olup, mühür bozma suçundan kurulan 14/06/2012 tarihli karar hukuki varlığını devam ettirmesine rağmen mühür bozma suçundan kurulan 10/05/2013 tarihli ikinci hükmün yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Mühür bozma suçundan kurulan 14/06/2012 tarihli beraat hükmünün usulüne uygun şekilde tebliğine rağmen temyiz edilmeyerek kesinleşmesi nedeniyle iade kararından sonra mühür bozma suçundan kurulan 10/05/2013 tarihli beraat hükmünün hukuken geçersiz olduğu anlaşılmakla; katılan vekilinin konusu olmayan temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,

2.Katılan vekilinin 09/09/2009 ve 13/10/2010 tarihli kaçak elektrik tespit tutanaklarına ilişkin karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 09/09/2009 ve 13/10/2010 tarihli kaçak elektrik tespit tutanaklarına ilişkin olarak katılan kurumun zararını tazmin etmiş olduğu anlaşılan sanık hakkında, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde düşme kararı verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/4-a maddeleri uyarınca sanık hakkında CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

2.Katılan vekilinin 21/08/2009 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin karşılıksız yararlanma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

21/08/2009 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağında “idareye kaydı olmayan sayaçtan elektrik kullanıldığının” belirtilmesi karşısında; kuruma kaydı bulunmayan sayacın kullanıcı tarafından istenildiği zaman değiştirilmesi mümkün olduğu da dikkate alındığında, karşılıksız yararlanma kastının bulunup bulunmadığı yönünden, suça konu sayacın ne zaman takıldığı araştırılarak, kaçak kullanım süresi belirlendikten sonra, kurulu güç ile sayaçtaki tüketim miktarının, sayacın takıldığı tarihe göre karşılaştırılması yapılarak, sayaca herhangi bir müdahalenin bulunup bulunmadığı konusunda bilirkişiden rapor alınması ve suçun sabit olduğunun belirlenmesi halinde 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. maddesi uyarınca, "yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi" olduğu değerlendirildiğinde, 21/08/2009 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin katılan kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararının da bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine" ilişkin bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 06/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.