11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2012/19478 E. , 2014/4991 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
I-Katılan vekilinin, “dolandırıcılık” suçundan verilen hükümlere yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'na yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen asli zamanaşımının, sorgularının yapıldığı 10.09.2004, 21.10.2004 ve 31.05.2005 tarihinden; diğer sanıklar ... ve ...'e yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 21.07.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususlarda aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında “dolandırıcılık” suçundan açılan kamu davasının 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8; diğer sanıklar ... ve ... hakkında ise aynı suçtan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Katılan vekilinin, “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyizine gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.11.2007 gün, 248-251 sayılı ve 20.10.2009 gün, 2009/89-243 sayılı kararları ile uyum gösteren Genel Kurul ve Daire kararlarında açıklandığı üzere, Ceza Yargılama Yasasında mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen 5271 sayılı CMK'nun 193/2. maddesinin, dosya kapsamına göre ilk bakışta mahkumiyet dışında bir hüküm kurulması gerektiğinin anlaşılması hali ile sınırlı olarak uygulama yeri mevcut olduğundan, sanık ...'in sorgusu yapılmadan ve diğer sanıkların savunmaları ile tanık beyanında ismi geçen, fotoğrafından teşhis edilen ve hakkında suç duyurusunda bulunulan... hakkında dava açılıp açılmadığı araştırılıp, açıldığının belirlenmesi halinde dosyası getirtilerek incelenmesi, mümkün ise davaların birleştirilmesi, değilse bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya intikalinin sağlanmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmayla ve sanık ...'in sorgusu yapılmadan yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, 18.03.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.