11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2012/24407 E. , 2014/12685 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
2.Sanık hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 765 sayılı TCK'nun 339/1,80,59,62,53 maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası, hak yoksunluğu
1.Sanık hakkında ''nitelikli dolandırıcılık'' suçundan verilen hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanığa yüklenen ''nitelikli dolandırıcılık'' suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 19.09.2006 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,
2.Sanık hakkında ''memurun resmi belgede sahteciliği'' suçundan verilen hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarına gelince; ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Servisinde uzman doktor olarak görev yapan sanığın, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ....ve ... isimli hastalar için düzenlediği 14 adet reçeteye hastaların bilgileri haricinde sonradan ilaç ilaveleri yaparak sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul edildiği olayda, müdafiinin karar sonrası temyiz dilekçesi ekinde ibraz ettiği grafoloji ve sahtecilik uzmanı tarafından düzenlenmiş 12.04.2010 tarihli bilirkişi raporunda ..., ... ve ...'e ait suça konu reçetelerdeki yazıların,...'a ait reçetede kaşe üzerine atılmış paraflar ile ...'a ait reçetedeki 1. numaralı ilaç ile reçetenin üst kısmında yazılı hasta kimlik bilgisi, tarih, protokol numarası ve teşhis kısmındaki yazıların sanığın eli ürünü olmadığının tespit edildiği, diğer reçetelerin düzenlendiği hastalardan ....'in eşi ...'in reçetedeki ilaçların hastanedeki görevliler tarafından eczaneden alındığını, ...'ın oğlu ...'ın ilaçlardan bir kısmını abisi ...'un geri kalanını da hastane personelinin eczaneden aldıklarını, ...'ın eşi ...'ın reçeteleri hemşire olan gelini...'ın yazdırıp ilaçları alarak getirdiğini, ...'ın reçetelerdeki ilaçların alındığına dair imzanın kendisine ait olduğunu ve ilaçların hastane personeli tarafından alındığını beyan ettikleri, ...'nın ise ilaçları akrabası ...'nın eczaneden aldığını ve ilaçların alındığına dair imza üzerindeki isim yazısının ...'ya ait olduğunu ifade ettiği, aynı olay nedeniyle suça konu reçetelerdeki ilaç bedellerini tahsil eden ... Eczanesi sahibi ve sanığın kardeşi olan ...hakkında resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanmak ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiası ile kamu davası açılıp aynı mahkemenin 2004/395 esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığı ve dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararının Dairemizin 2009/6688-13436 esas ve karar sayılı ilamı ile bozulduğunun anlaşılması karşısında, gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi açısından; suça konu reçetelere sonradan ilave edilen ilaçların teşhisle uyumlu olup olmadığı ve reçeteler üzerindeki yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığı konularında bilirkişi incelemesi yaptırılması, olay hakkında bilgi sahibi oldukları anlaşılan ..., ... ve ...'nın tanık sıfatı ile çağrılarak reçetede yazılı olan ilaçları alıp almadıkları konusunda beyanlarının alınması, yine aynı mahkemenin 2004/395 esas sayılı dosyası celbedilerek mümkün olduğu takdirde bu dosya ile birleştirilmesi, aksi halde dosya özetinin duruşma tutanağına aktarılıp bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı suretlerinin dosya içine alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 26.06.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.