Esas No
E. 2014/2257
Karar No
K. 2014/18279
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2014/2257 E.  ,  2014/18279 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal, hakaret

Hüküm : 1- Hakaret suçundan; TCK'nın 125/2-1, 62/1-2, 52/1-2-4 maddeleri uyarınca mahkumiyet

2.Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan; TCK'nın 134/2-1.cümle, 134/2-2.cümle, 62/1-2, 51/1-3-6-7, 53/1-2-3 maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme Hakaret ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

1.Hakaret suçundan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Anayasa Mahkemesi'nin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2.000 TL'ye kadar (2.000 TL. dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, 07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkumiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizinin mümkün olduğu, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3.000 TL’ye kadar (3.000 TL. dahil) para cezalarının 5320 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu, 29.01.2013 tarihinde verilen 1.500-TL'den ibaret mahkumiyet hükmüne karşı suç niteliğine ilişkin de herhangi bir temyiz istemi bulunmadığından, sanığın, temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,

2.Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Dosya kapsamına göre; sanığın, akrabası ve komşusu olan katılanın, evinin dışındaki ağaç direğe güvenlik kamerası taktığı sırada, evinin penceresinden fotoğrafını çekerek kendisine ait facebook profil sayfasında yayımlaması biçimindeki olayda; sanığın, katılanın ilk önce kamerayı kendi evlerine yönlendirdiği, fotoğrafını çekerken kameranın yönünü değiştirerek yola çevirdiği, kamerayı kendi evlerine yönlendirmiş olmasının yanlış bir hareket olduğunu düşünerek bu şekilde çektiği fotoğrafı internette facebook hesabına yüklediği şeklindeki savunması da dikkate alındığında; sanık tarafından tesadüfen elde edilen görüntünün katılanın sürekli denetim ve gözetim altına alınması sonucu elde edilmiş özel hayatının gizliliğini ihlale yol açacak bir görüntü olarak kabul edilemeyeceği gibi, katılanın evinin dışındaki ağaç direğe kamera taktığı sırada uzaktan çekilen görüntüsü, katılanın başkalarınca görülmesi ve bilinmesini istemediği, hukuk tarafından gizliliği ve korunması temel bir şahsiyet hakkı kabul edilmiş özel yaşam alanına ait bir faaliyete ilişkin olmadığından, sanığın unsurları oluşmayan suçtan beraati yerine, yazılı düşüncelerle mahkumiyetine karar verilmesi,

Kabule göre de;

Hükümden önce 02.07.2012 tarihinde kabul edilip, 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un Geçici 1. maddesi ile, "31/12/2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren suçlar bakımından "kovuşturmanın ertelenmesi" kurumunun düzenlenmesi karşısında,

TCK'nın 7/2 maddesi de gözetilerek, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 22.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.