Esas No
E. 2014/5970
Karar No
K. 2014/7129
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

15. Ceza Dairesi         2014/5970 E.  ,  2014/7129 K.

"İçtihat Metni"

Güveni kötüye kullanma suçundan sanık ...'nın, Türk Ceza Kanunu'nun 155/2,62,52,50/1-a, 52/4 maddesi gereğince 80 TL ve 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 17.05.2011 tarihli ve 2010/676 esas, 2011/158 sayılı karar lehine vaki temyiz istemi üzerine onama talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2012 gün ve 2011/340012 sayılı tebliğnamesi ile dairemize gönderilmiş, Dairemizin 11.02.2014 gün ve 2012/8581 Esas 2014/2328 sayılı kararıyla hükmün Onamasına karar verilmiştir. 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 Sayılı CMK’nın 308. Maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan itiraz üzerine Dosya incelenerek gereği düşünüldü,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE, Dairemizin 11.02.2014 tarih ve 2012/8581 esas 2014/2328 sayılı kararının KALDIRILMASINA,

Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Somut olayda; katılanın ... .... Yolu üzerinde bulunan ... Benzin istasyonunun sorumlu müdürü olduğu, sanığın ise 06/10/2010 tarihinde bu işyerinde pompacı olarak işe başladığı, katılanın istasyon satışlarını kontrol ettiği sırada sanığın istasyonun otomasyon sistemini devre dışı bırakarak yaklaşık 5000 TL parayı mal edindiğinin ortaya çıktığı, sanığın böylece hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği anlaşıldığından mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Hüküm tarihinden önce, 01.03.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin 6. fıkrasında yer alan “yaptırımın” ibaresi “tedbirin” olarak değiştirilerek, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106. maddesinin 4. ve 9. fıkraları yeniden düzenlenmiş ve 10. fıkrası yürürlükten kaldırılmış olup, adli para cezalarının tamamının bu değişiklikten sonra 5275 sayılı Kanun’unun 106. maddesinde belirtilen yönteme uygun biçimde infaz edileceği ve hapisten çevrilen adli para cezasının yerine getirilmemesi durumunda,

TCK'nın 50/6. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından "Sanık seçenek yaptırıma infaz aşamasında uymadığı takdirde hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının kısmen veya tamamen infazı hususunda karar verileceğinin ihtarına" ilişkin kısmın çıkarılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog