12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2014/7946 E. , 2014/24202 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm : Beraat
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1.Sanık müdafinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın yüzüne karşı 08.10.2013 tarihinde verilen hükmü, müdafiinin CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 01.11.2013 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince temyiz talebinin isteme uygun olarak REDDİNE,
2.Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Şikayetçi vekiline duruşma günü bildirilmediğinden,
CMK'nın 260. maddesi uyarınca şikayetçinin, katılan sıfatını alabilecek surette suçta zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve vekili aracılığıyla hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan şikayetçinin CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek inceleme yapılmış, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya kapsamına göre; sanığın, karısı olan katılanın kendisini aldattığından şüphelenerek evde kullandıkları bilgisayara casus program yükleyip, katılanın internette bir erkekle yaptığı görüşmeleri kaydederek, görüşme kayıtlarını bilahare aile mahkemesine açtığı boşanma davasına delil olarak ibraz ettiği olayda; sanığın, katılanın başka bir kişiyle arasındaki haberleşme içeriklerini kaydederek alenen ifşa etmesi nedeniyle eylemin sübutu halinde özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu değil,
TCK'nın 132/1. ve 2. maddelerine uyan haberleşmenin gizliliğini ihlal suçlarını oluşturabileceği ancak kayıtları başkalarına verdiği veya yaydığına ilişkin hakkında bir iddia ve delil ileri sürülmeyen sanığın, kaybolma olasılığı bulunan mevcut delilin muhafazasını sağlamak ve boşanma davasındaki iddiasını ispat etmek amacı taşıyan eyleminde hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davranmadığı, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından; beraatine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun kanuni unsurlarının gerçekleşmediği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, suçun unsurlarının oluştuğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 01.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.