12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2013/26182 E. , 2014/24647 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Her iki sanık hakkında; 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca Beraat 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların, Edirne Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 10/02/1994 tarih ve 1735 sayılı kararı ile sınırları belirlenen Sokullu Külliyesi koruma alanı içerisindeki anıt eser olarak tescilli Sokullu Külliyesi Arastası'nda mevcut iş yerinde izin almaksızın, cephe doğramasını pvc, yer döşemesini seramik malzeme ile yenilemek, içeride ahşap lambri yapmak, çatı ile saçağı onarmak ve klima taktırmak suretiyle atılı suçu işlediklerinin iddia olunduğu, suça konu taşınmazı 12/02/2004 tarihinde sanık ...'ye satan sanık ...'in aşamalardaki savunmalarında, “yer döşemesini seramik malzeme ile yenileme, içeride ahşap lambri yapma, çatı ile saçağı onarma” fiillerinin kendisi tarafından gerçekleştirildiğini beyan ettiği, taşınmaza 12/02/2004 tarihi itibariyle malik olan sanık ...'nin de “cephe doğramasını pvc malzeme ile yenileme ve klima taktırma” fiilleri yönünden suçlamayı kabul ettiği anlaşılmakla;
1.Sanık ...'in beraatine ilişkin hükmün incelenmesinde;
Dosya içerisinde mevcut tapu kaydına ve savunmalara göre, anıt eser olarak tescilli Sokullu Külliyesi Arastası'ndaki iş yerini 12/02/2004 tarihinde diğer sanık ...'ye satan sanık ... tarafından gerçekleştirilen “yer döşemesini seramik malzeme ile yenileme, içeride ahşap lambri yapma, çatı ile saçağı onarma” fiilleri bakımından suç tarihinin 12/02/2004 olduğu kabul edilerek yapılan değerlendirmede;
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 7/2 maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK'nın 102/4 maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2 maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 12/02/2004 tarihinden itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş ve 5271 sayılı CMK'nın 223/9 maddesindeki şartların da oluşmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının DÜŞMESİNE,
2.Sanık ...'nin beraatine ilişkin hükmün incelenmesine gelince;
Katılan vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, anıt eser olarak tescilli Sokullu Külliyesi Arastası'nda mevcut iş yerinde izin almaksızın cephe doğramasını pvc malzeme ile yenilediği ve klima taktırdığı, olay yerinde yapılan keşif sonrası inşaat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, dış cephede daha önce var olan klima fanının sökülüp kaldırılmış olduğunun, suça konu müdahalelerin “basit tamir ve tadil” niteliği taşıdığının belirtildiği, klimanın kaldırılmış olması nedeniyle sadece “cephe doğramasını pvc malzeme ile yenileme” fiili yönünden atılı suçun unsurlarının değerlendirilebileceği;
Edirne Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünce soruşturma aşamasında gönderilen 21/12/2010 tarihli cevabi yazıda, yapılan arşiv araştırması sonucu, Sokullu Külliyesi Arastası'nda bulunan taşınmazların izinsiz müdahaleden önceki hallerinin ne şekilde olduğuna dair resim, kroki gibi herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığının belirtildiği, yukarıda sözü edilen bilirkişi raporunda da, suça konu eserin izinsiz müdahaleden önceki hali bilinmediğinden, sanık tarafından gerçekleştirilen fiilin, yapının özgün niteliğini kaybetmesine neden olup olmadığı hususunda kesin bir tespitte bulunulamayacağının, zira, diğer taşınmazlarda da benzer işler yapıldığından genel bir durum oluştuğunun ifade edildiği, dolayısıyla sanığın, yargılamaya konu eylemi ile tescilli kültür varlığına zarar verip vermediği, varlığın orijinal yapısını bozup bozmadığı belirlenemediğinden, “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığına kasten zarar verme” suçunun oluştuğundan söz edilemeyeceği;
Ancak sanığın, Sokullu Külliyesi koruma alanı içerisinde kalan tescilli bir taşınmaz üzerinde izin almaksızın inşai müdahale gerçekleştirdiği, bu bakımdan olay irdelendiğinde, Sokullu Külliyesi koruma alanı sınırlarının, 10/02/1994 tarih ve 1735 sayılı kurul kararı ile belirlenmiş olduğu, dosya içerisinde mevcut tapu kaydına göre sanığın suça konu taşınmazı yetkilisi olduğu şirket adına 12/02/2004 tarihinde satın aldığı, tescil şerhinin ise satın alma tarihinden önce, 08/01/1991 ve 25/02/1992 tarihlerinde tapu kaydının beyanlar hanesine işlenmiş olduğu, bu bakımdan sanığın, taşınmazın niteliğini bilmediğine dair savunmasına itibar edilemeyeceği, diğer yandan, dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporunda, sanık tarafından gerçekleştirilen “cephe doğramasını pvc malzeme ile yenileme” fiilinin yapılış zamanına yönelik bir tespit yer almadığı anlaşılmakla; olay yerinde yeniden keşif icra edilerek, kullanılan malzemelerin cinsi, yıpranma durumu, renk solmaları gibi teknik özellikler değerlendirilmek suretiyle belirtilen eylemin yapılış zamanının her türlü şüpheden uzak biçimde belirlenmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince, sanık ...'nin beraatine ilişkin hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 04/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.