13. Ceza Dairesi
13. Ceza Dairesi 2015/11635 E. , 2017/4459 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Mahkeme tarafından sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verildiği, kararın lehe olarak o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edildiği, Cumhuriyet Savcısının son duruşmaya yasa gereği katılmaması nedeniyle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK'un 310/3. maddesinde öngörülen yasal bir aylık temyiz süresine tabi olması, bir aylık yasal sürenin bitiminin hafta sonu tatiline rastladığı dikkate alınarak 5271 sayılı CMK’nın 39/4. maddesi gereği bu sürenin tatilin ertesi günü olan 11/11/2013 günü mesai saati sonuna kadar uzadığı ve o yer Cumhuriyet Savcısının 11/11/213 günü temyiz ettiği, bu nedenle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldığından, tebliğnamede o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteğinin reddine dair düşünceye iştirak edilmemiştir.
Katılanlara ait sekiz adet büyükbaş hayvanın, ... ilçesi ...köyünden çalındığı, olay yeri çevresinde yapılan baz istasyonunun kullanan numaraların tespiti sonucu sanık ...'ın kullanmış olduğu cep telefonuna ait sinyal bilgilerinin suç tarihinde olay yeri yakınlarında olduğu, yine sanık ve hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen sanık ... adına kayıtlı ancak tanık ... beyanına göre sanık ...'e ait olabileceğini beyan ettiği, ... numaralı hat ile olay gecesi birden fazla görüşme yapıldığından bahisle sanıklar hakkında dava açılmış ise de; sanık ...'ın olay tarihinde suça konu hattın bulunduğu cep telefonunun kaybettiğini, sanık ...'un ise belirtilen numarayı hiç kullanmadığını, birbirlerini tanımadıklarını beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmediklerinin anlaşılması karşısında; suç mahalli çevresindeki baz istasyonlarının kullanması dışında, olayın herhangi bir görgü tanığı olmadığı, suça konu eşyaların yapılan aramalar sonucu sanıklarda ele geçirilmediği gibi sanıkların da suçlamayı kabul etmediklerinin anlaşılması karşısında, sanıkların atılı suçları işlediğine dair mahkumiyetine yeterli derecede kesin ve somut nitelikte her türlü şüpheden uzak, inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, atılı suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de,
2.Hırsızlık suçunun, dosyası içerisinde bulunan olay yeri inceleme raporu ve krokiye göre katılan ...'a ait evin 32 metre uzaklığında ve aynı bahçe içerisinde bulunan eklentisi niteliğindeki ahırda gerçekleştirildiği anlaşıldığından; sanıkların eyleminin suç tarihi itibariyle (6545 sayılı yasa değişikliğinden önce ve suç tarihi itibariyle sanıklar lehine olan) TCK’nın 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Yasa'nın 142/2-g maddesi ile hüküm kurulması,
3.Suçun işlendiği zaman diliminin kesin olarak belirlenemediği, katılanlar ve tanık anlatımlarına göre suçun saat 23.00 ile 06.00 arasında işlendiği dikkate alındığında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de gözetilerek hırsızlık suçunun gündüz vakti işlendiğinin kabulü gerekirken sanıklar hakkında TCK'nın 116/4. maddesince artırım yapılıp yazılı şekilde hüküm kurularak fazla ceza tayin edilmiş olması,
4.Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25/04/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.