17. Hukuk Dairesi
17. Hukuk Dairesi 2015/4548 E. , 2017/3246 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlular ... ve .... Elkt. Tic. San. Ltd. Şti. tarafından alacaklarına karşılık keşide edilen çeklerin karşılıksız çıkması üzerine davalı borçlular aleyhine ... .... ... Müdürlüğünün 2012/2523 E. ve 2012/2885 E sayılı dosyaları ... takibi yaptıklarını, takiplerin kesinleştiğini, davalı borçluların haczi kabil mallarının bulunamadığını, taşınmazlarını alacaklılarından mal kaçırma kastı ve kötüniyetle diğer davalılara gerçek bedellerinin çok altında bedellerle devrettiklerini belirterek, tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalı borçlular ... ve ... .... Elkt. Tic. San. Ltd. Şti. vekili, aciz belgesi bulunmadığını, satışların gerçek bedel üzerinden yapıldığını, davacı şirketle ticari ilişki miktarının ticari defterlerle sabit olduğunu, bir kısım borçların ödendiğini, iyiniyetli olunduğu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., dava şartı olan aciz belgesinin bulunmadığını, alacak ve takiplerin tasarruf tarihinden sonra gerçekleştiğini, satışın bedeli ödenen gerçek satış olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, taşınmazın diğer davalı ...'den bedeli elden ödenerek alındığını, davalı ...'u ve borçluyu öncesinde tanımadıklarını, borçlunun acz içerisinde olduğunu ve taşınmazı satın aldığı kişinin de taşınmazı borçlu birinden aldığını bilmesinin hayatın olağan akışına aykırı ve müvekkilinin iyiniyetli olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalılar ... ve ... vekili, aciz belgesi bulunmadığını, tasarrufların gerçek olduğunu, bedelin büyük kısmının bankaya yatırıldığını, kalanının ciro edilen çeklerle ödendiğini, ödemelerin tümünün kayıtlı ve belgeli olduğunu, taşınmazın davalı borçlu şirkete ... yıllığına kiralandığını, bir yıllık kira bedeli için ... adet çek keşide edildiğini, iki adet çek bedelinin ödendiğini, karşılığı olmayan bir adet çek bulunduğunu, davalı şirketin ödemelerde temerrüde düşmesi nedeniyle kira akdinin sonlandırıldığını, taşınmazın başka bir şirkete kiralandığı ve kira bedellerinin banka hesabına yatırıldığını, tapu bedelinin düşük olmasının tek başına tasarrufun iptalini gerektirmeyeceği, davalı borçluların acz içerisinde olduğuna dair bilginin bulunmadığını, borcun tasarruftan sonra doğduğunu, taşınmazların satın alınma tarihlerinin diğerlerine göre daha eski bir tarih olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ....Tic. Ltd. Şti. yetkilisi, aciz belgesi bulunmadığını, ipoteklerin ödendiğini ve iyiniyetli olunduğunu, takiplerin tasarruftan sonra yapıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., aciz belgesi bulunması gerektiğini, taşınmaz üzerindeki ipoteklerin kaldırılıp bedelin ödendiğini, taşınmazların kiraya verildiğini, kira bedellerinin banka hesabına yatırıldığını, taraflar arasındaki ilişkinin satış işleminden sonra doğduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, aciz belgesi bulunmadığını, gerçek değerin ödendiğini, müvekkilinin davalı borçlunun durumunu bilmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalılar ... ve ... ortak dilekçe ile, taşınmaz çin bankaya ödeme yaptıklarını ve üzerindeki ipoteği kaldırdıklarını belirtmişlerdir. Davalı ... .... İnş. San. Nak. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi, çek karşılığı ve kredi kullanmak suretiyle taşınmazların bedelinin ödendiğini ve ödemelerin banka kayıtlarında bulunduğunu, kiraya verilen taşınmazlar için şirket adına her ay fatura kesildiğini, davalı borçlu şirket ile yetkilisini tanımadıklarını, ödeme aczi içinde olduklarını bilmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Taşımacılık San ve Tic.Ltd.Şti. yetkilisi, davalı borçluları tanımadıklarını, ödemelerin banka kayıtları ile sabit olduğunu, taşınmazların kiraya verildiğini ve kira bedellerinin ticari kayıtlarında yer aldığını,en için şirket adına her ay fatura kesildiğini, davalı borçlu şirket ile yetkilisinin ödeme aczi içinde olduklarını bilmediklerini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... duruşmada, satışın gerçek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davaya konu taşınmazların takibe konu çeklerin vade tarihinden önce devralan davalılara satışının yapıldığı, davacı ile davalı şirket ve ... arasındaki hukuki ilişkinin taşınmazların devir tarihinden önce başladığına ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı, davalıların taşınmazları emlakçı veya aracı vasıtasıyla aldıkları, tasarrufun iptali şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Tasarrufun iptali davalarının dinlenebilmesi için borcun, iptali istenen tasarruftan önce doğması dava önkoşulu olup mahkemece res'en araştırılmalıdır. Dava koşulu gerçekleşmediği takdirde işin esası hakkında hüküm kurulamaz. Somut olayda davacının takibe dayanak çeklerinin görünüşte iptali istenen tasarruftan sonra düzenlediği anlaşılmakta ise de bu durumun gerçekten tasarruftan sonra doğmuş bir borç ilişkisini mi yoksa daha önce yapılmış bir ticari ilişkiden kaynaklanan vadeli çek uygulaması olarak da bilinen bir vakıayı mı gösterdiği hususu yeterince araştırılmamıştır.
Bu nedenle, davalı borçlular ... ve ... .... Elkt. Tic. San. Ltd. Şti. vekilinin, cevap dilekçesinde davacı şirketle ticari ilişki miktarının ticari defterlerle sabit olduğu ve bir kısım borçların ödendiğinin beyan edilmesi de nazara alınarak, ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi vasıtası ile inceleme yapılarak aralarındaki ticari ilişkinin ne zaman başladığı, tasarruf tarihi itibariyle borçlu davalıların davacı şirkete bir borcu olup olmadığının belirlenmesi, bu inceleme sırasında gerektiğinde taraflardan bu hususta delillerinin istenilmesi, ondan sonra toplanan ve toplanacak olan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.