15. Ceza Dairesi
15. Ceza Dairesi 2013/2982 E. , 2014/18985 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya d a devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın, katılan şirketten finansal kiralama sözleşmesi ile kiraladığı altı adet gaz altı kaynak makinesi, iki adet jeneratör, bir adet plasma kesim baykal ve ekipmanlarının aylık taksitlerini ödememesi nedeniyle feshedilen sözleşme gereğince borçların 60 günlük süre içerisinde ödenmemesi durumunda bu sürenin sonundan başlayarak 5 gün içerisinde finansal kiralamaya konu malların şirket adresine teslim edilmesi hususunda gönderilen ihtarnamenin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesine rağmen, belirtilen malzemeleri belirtilen tarihlerle sonraki günlerde katılan şirkete teslim etmeyerek sattığı anlaşıldığından, eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup, aynı kanunun 1. maddesindeki suçun oluştuğundan bahisle bozma talep eden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanılarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “30 gün”, “25 gün” ve “500,00 TL" terimlerinin çıkarılarak yerine, sırasıyla "5 gün", “4 gün” ve “80,00 TL" ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.