Esas No
E. 2016/18992
Karar No
K. 2017/7604
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

13. Ceza Dairesi         2016/18992 E.  ,  2017/7604 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK'nın 7/2 vc 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın, kimliği tespit edilemeyen suç arkadaşı ile birlikte müştekinin iş yerinin kepenk kilidini kırarak içeriye girmeye çalıştığı sırada çevreden görenlerin olması ve ardından olay yerine polis gelmesi üzerine kaçmaları şeklinde gerçekleşen olayda eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143, 35. maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı Kanun'un 151/1, 116/4, 119/1 -c, 35. maddelerindeki mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarını da oluşturduğu, suç tarihi itibari mala zarar vermek suçunun uzlaşma kapsamında olduğu da değerlendirilerek, mala zarar vermek suçundan 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemleri yapılıp sonucuna göre, sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1, 62, 522 (pek hafif) maddeleriyle 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143, 35, 151/1, 116/2-4, 119/1-c, 35. maddeleri uyarınca verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa hükümlerinin belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından herhangi bir uygulama yapılmaması ve koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinin uygulanması suretiyle hükmedilen sonuç cezanın açıkça sanık lehine olması nedeniyle karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak;

Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK'nın 53. maddesine ilişkin bölümün” çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına ” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.