19. Ceza Dairesi
19. Ceza Dairesi 2015/15684 E. , 2017/2091 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I. GENEL OLARAK
1.Adli kontrol benzeri bir kurum olarak öngörülen seyirden yasaklanma tedbiri, 14.4.2011 tarihli ve 27905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'un 18. maddesinin sekizinci fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre, spor müsabakalarını seyirden yasaklanan kişi, yasaklama kararının sebebini oluşturan fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu takımın katıldığı spor müsabakalarının yapılacağı gün, yurt içinde bulunduğu takdirde, müsabakanın başlangıç saatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk birimine başvurmakla yükümlüdür. Anılan yükümlülüğe aykırı hareket eden kişi, yirmişbeş günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır (m.18/9). Bu kanunda, spor müsabakalarını seyirden yasaklanma tedbiri üç halde söz konusudur.
Birincisi, anılan Kanun'un 18. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiştir. Bu fıkra hükmüne göre, 6222 sayılı Kanun'da sayılan veya bu Kanun'un yollama yaptığı suçlardan herhangi birinin işlenmesi dolayısıyla yapılan yargılama sonucunda suçun işlendiğinin sabit görülmesi halinde mahkemece kurulacak olan hükümde kişi hakkında güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanma tedbirine de hükmedilecektir. Kişi hakkında hükmolunan cezanın hapis veya adli para cezası olması halinde, seyirden yasaklanma güvenlik tedbirinin infazına hükmün kesinleşmesiyle derhal başlanır ve söz konusu güvenlik tedbirinin infazı, cezanın infazının tamamlanmasından itibaren bir yıl geçmesiyle sona erer.
Kişi hakkında hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, kısa süreli hapis cezası yerine seçenek yaptırım olarak tedbire karar verilmesi halinde de, seyirden yasaklanma güvenlik tedbirinin infazı hükmün/kararın kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl geçmesiyle sona erer (m.18/6). Bu güvenlik tedbirine ceza verilmesine yer olmadığı kararı ile birlikte hükmedilmesi halinde ise, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl geçmesiyle bu güvenlik tedbirinin uygulanmasına son verilir.
İkincisi ise, anılan Kanun'un 18. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir. Bu fıkra hükmüne göre, 6222 sayılı Kanun'da tanımlanan veya yollamada bulunan ilgili kanunlardaki suçlardan birinin işlendiği şüphesinin olması ve bu şüphe nedeniyle hakkında soruşturma başlamış olması durumunda hiçbir karara gerek olmaksızın Kanun gereği derhal uygulamaya konulan özgün ve önleyici koruma tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbiridir.
Ceza muhakemesinde koruma tedbirleri, kişinin suçluluğu yargı kararıyla tespit edilmeden önce temel bir hakkın sınırlandırılması sonucunu doğuran ve amacı muhakemenin yapılabilmesini veya ileride verilmesi muhtemel olan hükmün infazının yerine getirilmesini sağlamak olan işlemlerdir. Koruma tedbirleriyle ulaşılmak istenen amaçlar arasında şüpheli kişinin veya sanığın hazır bulunmasını ve delillerin karartılmamasını güvence altına almak başta gelir ayrıca koruma tedbirleriyle, kişi hak ve özgürlüklerini sınırlandırmanın kanunla yapılması, geçici olması ve amaç değil araç olması esastır.
Seyirden yasaklama tedbiri bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'undaki koruma tedbirlerine ilişkin genel kuralların dışına çıkılmıştır. Nitekim, ceza yargılamasına konu seyirden yasaklama kararının sebebini oluşturan eylemden ayrı olarak mahkeme kararı olmaksızın uygulanması, ceza muhakemesinin yapılmasını veya yapılan muhakemenin sonunda verilecek kararları etkileme özelliğinin bulunmaması, verilmesi muhtemel hapis veya adli para cezasının infazını güvence altına alma ile delil temini ve muhafazası amaçlarını taşımaması, anılan Kanun'un 18/3. maddesi uyarınca yerine getirilen seyirden yasaklama tedbirini ceza yargılamasında uygulanan diğer koruma tedbirlerinden farklı kılmaktadır. Özellikleri dikkate alındığında seyirden yasaklama koruma tedbiri, klasik koruma tedbirlerinin sahip olduğu amaca hizmet etmemekte, suçun önlenmesi amacını taşıdığı anlaşılmaktadır. 6222 sayılı Kanun'da tanımlanan veya anılan Kanun'un yollamada bulunduğu diğer kanunlarda belirtilen suçlarla ilgili olarak başlatılan ceza muhakemesinin anılan Kanun'un 18/1. ve 18/6. maddesinde belirtilen kararlardan biri ile sonuçlanması halinde, koruma tedbiri niteliğinde olan seyirden yasaklama tedbiri, güvenlik tedbiri niteliğinde olan seyirden yasaklanma yaptırımına dönüşür ve anılan Kanun'un 18/1. ve 18/6. maddelerinde belirtilen sürelerle spor müsabakalarını seyirden yasaklanma tedbirinin uygulanmasına devam edilir. 6222 sayılı Kanun'un 18/5. maddesinde, koruma tedbiri olarak verilen "seyirden yasaklama" kararına karşı itiraz mercileri gösterilerek hangi hallerde "seyirden yasaklama"nın kaldırılacağı belirtilmiştir.
Birinci hal; soruşturma aşamasında "seyirden yasaklama" kararına karşı Cumhuriyet savcısına yapılacak itirazın, kovuşturma aşamasında kovuşturmayı yürüten mahkemeye yapılacak itirazın yerinde görülüp kabul edilmesiyle veya re'sen anılan makamlar tarafından seyirden yasaklama koruma tedbiri derhal kaldırılır.
İkinci hal; 6222 sayılı Kanunda yer alan suçlar ile bu kanunla yollamada bulunulan kanunlardaki suçlar hakkında soruşturma başlamasıyla verilecek seyirden yasaklama koruma tedbiri; koruma tedbirinin uygulanmasına neden olan suça bağlı yapılan soruşturma neticesinde CMK 171. veya 172. maddelerine göre kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi halinde derhal kaldırılır.
Üçüncü hal; 6222 sayılı Kanunda yer alan suçlar ile bu kanunla yollamada bulunulan kanunlardaki suçlar hakkında soruşturma başlamasıyla verilen seyirden yasaklama türündeki koruma tedbiri; koruma tedbirinin uygulanmasına neden olan suça bağlı yapılan kovuşturma neticesinde sanık hakkında CMK 223/2. maddesine göre beraat kararı veya 223/8. maddesine göre düşme kararı verilmesi halinde derhal kaldırılır. 6222 sayılı Kanun'un 18/6. maddesindeki düzenlemede ise, önödeme halinde, önödemede bulunulduğu tarihten itibaren, bir yıl süreyle spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirinin uygulanmasına devam edileceği belirtilmiştir.
Bu halde; 6222 sayılı Kanunda yer alan suçlar ile bu kanunla yollamada bulunan kanunlardaki suçlarla ilgili olarak soruşturma başlamasıyla verilecek seyirden yasaklama koruma tedbiri; koruma tedbirinin uygulanmasına neden olan suça bağlı yapılan soruşturma ve kovuşturma sırasında önödemede bulunulduğu takdirde, sanık hakkında TCK 75. maddesine göre kamu davası açılmaması veya CMK 223/8. maddesine göre düşme kararı verilmesi halinde, önödemede bulunulduğu tarihten itibaren, bir yıl süreyle spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirinin uygulanmasına devam edilir. Soruşturma evresi sonunda Cumhuriyet savcısı tarafından kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmesi halinde ise, kararın kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl süre ile spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirinin uygulanmasına devam edilir (m.18/6).
II. SUÇLA KORUNAN HUKUKİ YARAR 6222 sayılı
Kanun'un 18/9. maddesinde öngörülen suçla korunan hukuki değer, faildeki tehlikelilik halinin ortadan kaldırılması, bu yolla kişilerin güvenli ve huzurlu bir ortamda spor müsabakalarını izlemesi ve dolayısıyla kamu güvenliğinin sağlanmasıdır.
III. SUÇUN FAİLİ VE MAĞDURU
Bu suçun faili, spor müsabakalarını seyirden yasaklanan bir kimse olabilir, suçun mağduru ise, soyut tehlikeye maruz kalan toplumun bireyleridir.
IV. SUÇUN MADDİ UNSURU
Bu suçun maddi unsuru, güvenlik ya da koruma veya önleyici idari tedbir gereği spor müsabakalarını seyirden yasaklanan kişinin, yasaklama kararının sebebini oluşturan fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu takımın katıldığı spor müsabakalarının yapılacağı gün, yurt içinde bulunduğu takdirde, müsabakanın başlangıç saatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk birimine başvurma yükümlülüğüne aykırı davranmasıdır. Soyut tehlike suçu niteliğinde bulunan bu suçta, anılan başvurma yükümlülüğüne aykırı davranış gerçekleştirilmesinin güvenli ve huzurlu bir ortamda spor müsabakalarını izleyen kişiler açısından genel olarak tehlike (zarar doğurabilme olasılığı) meydana getirmesi yeterli sayılmış, ayrıca somut bir tehlikenin ve zararın doğması aranmamıştır.
V. SUÇUN MANEVİ UNSURU
Bu suçun manevi unsuru genel kast olup, fail, müsabaka günü bulunduğu yere en yakın genel kolluğa iki kez başvurma yükümlülüğünün olduğunu bilerek bu yükümlülüğünü yerine getirmeme halinde cezalandırılır ve failin saiki önem taşımaz.
VI. SUÇA ETKİ EDEN HALLER
Bu suçla ilgili olarak cezanın artırılmasını veya daha az ceza verilmesini gerektiren herhangi bir hüküm öngörülmemiştir.
VII. SUÇUN ÖZEL GÖRÜNÜŞ BİÇİMLERİ
a)Teşebbüs: Soyut tehlike suçu niteliğinde bulunması ve başvurma yükümlülüğüne aykırı davranma halinde suçun oluşması nedeniyle bu suça teşebbüs mümkün değildir.
b)İştirak: Başvurma yükümlülüğüne aykırı davranma biçimindeki hareket bakımından özgü suç niteliği söz konusu olduğundan, bu durumda böyle bir yükümlülüğü bulunmayan üçüncü kişilerin bu suça ancak azmettiren veya yardım eden konumunda iştirakleri mümkündür.
c)İçtima: Suçların içtimaı bakımından özel bir hüküm düzenlenmediğinden bu hususta genel hükümler uygulanacaktır.
VIII. SONUÇ
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; 6222 sayılı Kanun'un 18/9. maddesinde tanımlanan suçun manevi unsuru genel kast olup, fail, maç günü kolluğa iki kez başvurma yükümlülüğünün olduğunu bilerek bu yükümlülüğünü haklı ve kabul edilebilir bir mazeret ileri sunmamak suretiyle yerine getirmediği takdirde, bu suçtan cezalandırılması mümkündür. Bu kapsamda, sanığın "müsabaka günü arkadaşlarım ile birlikte oturuyordum, maça gitmedim ayrıca yoğun işlerim vardı" biçimindeki savunmasına ve tanık ...'nun "sanık ile gün boyu birlikteydik, arkadaşları olan hastane personeli ile ilgileniyordu ve bu nedenle imza atmaya gidemedi" biçimindeki anlatıma haklı ve kabul edilebilir bir mazaret olmaması nedeniyle itibar edilmemelidir. 15/04/2012 tarihinde Sakaryaspor – Çaykur Rizespor futbol takımları arasında yapılan spor müsabakası sonrasında sanığın stadyum içerisinde 6222 sayılı Kanun'un 14/1. maddesi kapsamında hakaret içeren tezahürat eylemi sonrası başlatılan soruşturma gereğince derhal uygulamaya konulan koruma tedbirinin gereklerine uymayan sanığın eyleminin anılan Kanun'un 18/9. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı cihetle, UYAP'tan yapılan araştırmada sanığın yasaklama kararının sebebini oluşturan eylemine ilişkin sabıka kaydının bulunmaması karşısında; mahkemece, Çaykur Rizespor taraftarı olan sanık hakkında koruma tedbirinin uygulanmasına neden olan dava dosyasının getirtilip, kararın türü ve verilme tarihi ile önödeme halinde ise, önödemede bulunulduğu tarih tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Kabule göre de;
2.6222 sayılı Kanun'un 18/3. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan ".... kovuşturma evresinde mahkeme tarafından bu tedbirin kaldırılmasına karar verilmediği takdirde ..." hükmü karşısında, 6222 sayılı Kanunda yer alan suçlar ile bu kanunla yollamada bulunulan diğer kanunlardaki suçlar hakkında soruşturma başlamasıyla verilecek seyirden yasaklama koruma tedbirinin kaldırılması hususunda, kovuşturma evresinde yasaklama kararının sebebini oluşturan eylemin görüldüğü mahkemece karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın koruma tedbirinin gereği olan kolluğa müracaat etme yükümlülüğünün ihlalini kovuşturan mahkemece beraat kararı ile birlikte yasaklama kararının kaldırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 13/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.