19. Ceza Dairesi
19. Ceza Dairesi 2017/1060 E. , 2017/3327 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Haksız mal edinme, 3628 sayılı Kanun'un 4. maddesinde; "Kanuna veya genel ahlaka uygun olarak sağlandığı ispat edilmeyen mallar veya ilgilinin sosyal yaşantısı bakımından geliriyle uygun olduğu kabul edilemeyecek harcamalar şeklinde ortaya çıkan artışlar, bu Kanun'un uygulanmasında haksız mal edinme sayılır" şeklinde tanımlanmıştır.
Haksız mal edinmenin belirtilen tanımından yola çıkarak, sanık ...'nın 1992 ve 2010 yılları arasındaki dönemde haksız mal edinip edinmediği hususunda kendisinin, eşinin, velayeti altındaki çocuklarının sahip oldukları taşınır ve taşınmaz malları edinmek maksadıyla yaptığı harcama miktarı ile kendisinin ve eşinin elde ettiği gelirlerinden yaptığı tasarruf miktarının mukayese edilmesi suretiyle belirlenmelidir.
Bir üst paragrafta belirtilen mukayese yapılırken sanığın, gelirleri toplamına; kendisinin ve eşinin ücret gelirlerinin, 1992 yılından önce edindiği ve inceleme döneminde sattığı taşınır ve taşınmaz malların satış bedelinin tamamı ile 1992 ve 2010 yılları arasında gerçekleşen taşınır ve taşınmaz mal alım-satımından kaynaklanan arizi kazançlar toplamının; harcama miktarına ise taşınır ve taşınmaz mal edinmek maksadıyla yaptığı giderler ile kendi, eşi ve reşit olmayan çocukları adına kredi kartı harcamalarının da dahil edilmesi gerekmektedir. Bu anlamda sanığın malik olduğu taşınmazların edinim tarihlerindeki gerçek değerlerinin de bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Sanığın 1992 ve 2010 yılları arasında kira ödeyip ödemediği araştırılarak, kira ödemediğinin tespiti halinde; ücret gelirleri toplamının %60'lık bölümünü ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla harcadığı, %40'lık bölümünü ise taşınır ve taşınmaz mal edinmek maksadıyla tasarruf ettiği kabul edilmedir.
Böylece sanığın ücret gelirlerinden yapabileceği tasarruf miktarı belirlendikten sonra, bu miktara 1992 tarihinden önce edindiği ve fakat inceleme döneminde sattığı taşınır ve taşınmaz malların satış bedeli ile 1992 ve 2010 yıllar arasındaki taşınır ve taşınmaz mal alım-satımından kaynaklanan arizi kazançlar eklenerek bulunan miktarın tamamının taşınır ve taşınmaz mal edinmek maksadıyla tasarruf edildiği değerlendirilmelidir. Diğer taraftan; inceleme döneminde, ayrıca; edinilen borçların, kişiler tarafından gönderilen havale ve alacakların da tasarruf miktarına dahil edilmesi gerektiği de kuşkusuzdur.
Öte yandan; sanığın 3628 sayılı Kanun kapsamında haksız mal edinip edinmediği hususunun tespit edilmesine yönelik tasarruf miktarı toplamı ile harcama miktarı toplamının mukayese edilmesi işleminin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için; gelir miktarı, gelirin elde edildiği yıl; harcama miktarı ise harcamanın yapıldığı yıl ile mukayese işleminin yapıldığı yıl arasındaki dönem için geçerli Yeniden Değerleme Oranı (YDO) ile çarpılarak gelir ve harcama miktarı, mukayese işleminin yapıldığı yıl fiyatlarına dönüştürülmelidir. 3628 sayılı Kanun' da belirtilen haksız mal edinme eyleminin tespiti açısından yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; dava konusu edinimlerin tamamının veya bir kısmının haksız mal edinme niteliğinde olup olmadığının tespiti amacıyla yeniden bilirkişi heyetine inceleme yaptırılıp alınacak raporun sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, belirtilen usule göre hazırlanmayan ve soruşturma aşamasında alınan 24.11.2012 ve 18.3.2013 tarihli raporlarla çelişen, maddi gerçeğe ulaşma konusunda yetersiz ve denetime elverişli olmayan 12.12.2014 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak eksik araştırma ve kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 12/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.