Esas No
E. 2014/38148
Karar No
K. 2017/6713
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı
Aramaya Dön
YARGITAY

2. Ceza Dairesi

E. 2014/38148 K. 2017/6713 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2014/38148, K. 2017/6713, T. 08.06.2017
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2014/38148
Karar No
2017/6713
Karar Tarihi
08.06.2017
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

2. Ceza Dairesi         2014/38148 E.  ,  2017/6713 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Dolandırıcılık suçunun dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle işlenmesi, bu suçun temel şekline göre daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektiren bir durum olarak TCK'nın 158/1-a maddesinde düzenlenmiştir. Madde gerekçesine göre, burada dikkat edilmesi gereken husus, dinin bir aldatma aracı olarak kullanılmasıdır.

Din, bir topluluğun sahip olduğu kutsal kitap, peygamber ve Allah kavramını da genellikle içinde bulunduran inanç sistemi ve bu sisteme bağlı olarak yerine getirmeye çalıştığı ahlaki kurallar bütünüdür. Dini inanç, dine inanan, belirli bir dine mensup kişinin duygularıdır. Bir insanın dini inanç ve duyguları ile doğup büyüdüğü, terbiyesini aldığı ailesi, çevresi ve içinde bulunduğu toplum arasında çok sıkı bir ilişki bulunmaktadır. Bu nitelikli unsurun gerçekleşebilmesi ve suçun oluşabilmesi için, dini kurallara bağlı olanların, önem verdiği değerler, dini inanç ve duygular aldatma aracı olarak kötüye kullanılmalı, bu suretle gerçekleştirilen hile ile haksız bir yarar da sağlanmış olmalıdır.

Somut olayda; sanığın gündüz vakti saat 13.30 sıralarında yanında kimliği belirlenemeyen bir şahısla birlikte bohça ile eşya satmak bahanesiyle şikayetçinin ikametinin önündeki bahçeye gelerek su istedikleri, daha sonra şikayetçinin ikametine girerek şikayetçiye "düşmanınız var sana büyü yapmışlar çocuğunuz olmayacak" diyerek domates istedikleri, sanığın şikayetçinin verdiği domatesi beze sarıp ezdikten sonra bezi açtığında içerisinde muska çıkartarak şikayetçiyi etkilediği, şikayetçiye "size bu muskayı yapmışlar, bileziklerini yatak odandan çıkar ve getir, çoraba koy, üzerinden 3 kere atla, arkanı dön dua et, sıkıntın gider" dediği, şikayetçinin yatak odasından getirdiği bilezikleri ve elinden çıkardığı yüzükleri çoraba koyduğu, şikayetçinin arkasını döndüğü sırada sanığın çorap içerisindeki altınlarla birlikte kaçarak uzaklaştığı, bu şekilde sanığın hileli söz ve davranışlarla dini duygularını istismar ettiği şikayetçiden haksız menfaat sağladığı anlaşılmakla, sanığın eyleminin bu niteliği itibariyle TCK'nın 158/1-a maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekebileceği ve bu suçla ilgili davaya bakma ve delilleri değerlendirme görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla esasa ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’un 326 son maddesinin gözetilmesine, 08.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Ceza Ceza Hukuku - Malvarlığı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu TCK md.158/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog