17. Ceza Dairesi
17. Ceza Dairesi 2017/1967 E. , 2017/4337 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 16. maddesine göre “Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” düzenlemesi karşısında sanığın yokluğunda verilen hükmün sanığa tebliği için çıkartılan tebligat 30.07.2011 tarihinde muhatabın annesi ....'a tebliğ edildiği belirtilmiş ise de; aynı konutta sanık ile birlikte oturup oturmadıkları hususunu içermediğinden tebligatın usule aykırı olduğu anlaşılmakla, aynı Yasa'nın 32. maddesine göre, muhatabın tebliği öğrendiğini beyan ettiği tarih tebliğ tarihi kabul edilerek, ayrıca CMK'nın 42. maddesi uyarınca eski hale getirme isteğini inceleme yetkisi, bu taleple birlikte temyiz itirazı da yapılmış olduğundan Yargıtay ilgili ceza dairesine ait olup, bu konuda mahkemece verilen 17.07.2013 tarihli ek kararın hukuki geçerlilikten yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Hırsızlık yapmak için gece vakti şikayetçiye ait işyerinin demir korkuluğunun dirkelerini birbiine bağlayan demir parçasını kırarak içeriye girmeye çalışan, ancak alarm çaldığı için içeriye girmeden olay yerinden kaçan sanık hakkında gece vakti işyeri dokunulmazlığının ihlaline teşebbüs suçundan zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Cezaların bağımsızlığını koruduğu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu sisteminde içtima hükümlerine yer verilmediği halde Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Kanun'un 99. maddesine yanlış anlam verilerek sanık hakkında iki ayrı suçtan hükmedilen cezaların içtima ettirilmesi,
2.Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine, aynı maddenin diğer haklar ile a, b, d ve e bentlerindeki hak yoksunluğun ise infaz tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, ayrıca T.C. Anayasa Mahkemesi'nin,
TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’un temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “Sanık hakkındaki içtima hükmüne ” ilişkin bölümün çıkartılması ve T.C. Anayasa Mahkemesi'nin,
TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk nedeniyle; "TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin olan tüm kısımların" hükümlerden çıkartılması ile yerlerine "TCK'nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına" ibareleri eklenmek suretiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.