19. Ceza Dairesi
19. Ceza Dairesi 2017/2920 E. , 2017/5767 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre;
1.Sanıklardan ... hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Şikayetçi vekilinin icra dosyasında 14.03.2008 tarihinde işlem yaptığı ve bu talebi ile sanığın birinci haciz ihbarnamesine yaptığı itirazı öğrendiği, bu sebeple 05.09.2008 tarihli şikayetinin, İİK'nın 347. maddesinde belirtilen fiilin öğrenilmesinden itibaren 3 aylık süre geçtikten sonra olduğu ve şikayetçinin şikayet hakkının düşürülmesi gerektiği halde yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, tebliğnameye aykırı olarak İİK'nın 347. maddesi uyarınca şikayet hakkının DÜŞÜRÜLMESİNE,
2.Sanıklardan ..., ... ve ... hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçundan kurulan hükme yönelik incelemede; Sanıkların eyleminin 2004 sayılı İİK'nın 338/1. maddesi kapsamında olduğu ve sanıkların savunmalarının alındığı 26.03.2009 tarihi ile inceleme tarihi arasında 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen asli zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnameye aykırı olarak hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca, sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
3.Sanıklar hakkında tazminatın reddine ilişkin kurulan hükümlere yönelik incelemede;
İİK’nın 89'uncu maddesinin dördüncü fıkrasındaki “…İcra mahkemesi tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.” şeklindeki düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, icra mahkemesinin gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçu ile ilgili iddialarla ilgili olarak, şikayet dilekçesinde gösterilen her türlü delili araştırma zorunluluğu bulunduğu gözetilmeden, takip borçlusu ...’nun kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre inşaata yaptığı harcamayı geri alma hakkının doğup doğmadığının ancak yargılama sonunda belirlenebileceği nazara alınarak; HMK'deki usuller çerçevesinde, üçüncü şahıs sanıkların birinci haciz ihbarnamesinin tebliği tarihleri itibariyle asıl borçlu Sabri Kuzu’ya kesinleşmiş muaccel bir borcunun olup olmadığının tespiti için, kat karşılığı inşaat sözleşmesi, asıl borçluya ait ticari defterler, tüm kayıt ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde tazminatın reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.