12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2016/744 E. , 2017/4218 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : Taksirle yaralama suçu açısından-TCK'nın 86/2, 62, 52/2- 4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden- Karar verilmesine yer olmadığına Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin karar ile taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, müşteki vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Şikayetçi olduğunu beyan etmesine rağmen katılma hakkı kendisine hatırlatılmayan şikayetçinin,
CMK'nın 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçta zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, kendi yaralanması nedeniyle suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan şikayetçinin ve vekilinin CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
1.Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden hüküm verilmesine yer olmadığında ilişkin karara yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Hüküm kurulmasına yer olmadığına (karar verilmesine yer olmadığına) ilişkin kararın CMK'nın 223/1. maddesinde belirtilen hüküm türleri arasında yer almaması sebebiyle temyiz kabiliyetinin bulunmadığının anlaşılması karşısında; dosyanın bu suç yönünden incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2.Taksirle yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sanığın her iki suçtan cezalandırılması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1.13.02.2014 günü 05:00 sıralarında mağdur sürücü ...'in yönetimindeki araç ile yerleşim yeri içinde, 7 metre genişliğinde, bölünmüş, virajlı, kuru, eğimsiz, asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, 3 yönlü T kavşağa geldiğinde, ara yoldan aniden çıkan sanık sürücü idaresindeki araca yan kısmından çarpması sonucunda, sanığın aracında bulunan ...'nün basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde, ...'ın ise kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı ve sanığın asli kusurlu kabul edildiği somut olayda, sanık hakkında adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması;
2.Kazadan yaklaşık 2 saat sonra yapılan ölçüme göre 77.4 promil alkollü olduğu tespit edilen sanık sürücü hakkında bilinçli taksir hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi,
3.Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabul ve uygulamaya göre de;
1.Taksirle yaralama suçundan hüküm kurulduğu halde uygulama maddesinin TCK'nın 89/4. maddesi yerine TCK'nın 86/2. maddesi olarak gösterilmesi,
2.Sanık hakkında verilen 6 ay 20 günlük hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında gün sayısının 200 gün yerine 300 gün olarak gösterilmesi,
3.1 yıl süreyle geri alınmasına karar verilen sanığa ait sürücü belgesinin belge tarihinin eksik gösterilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.