16. Ceza Dairesi
16. Ceza Dairesi 2016/3076 E. , 2017/4464 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Cumhurbaşkanına hakaret
Hüküm : Sanıklar hakkında ayrı ayrı; TCK'nın 299/1-2, 62, 51. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK’nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE,
1.Katılan vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Katılan vekilinin, 04.08.2016 tarihli dilekçe ile vekaletnamesindeki yetkiye dayanarak davadan ve temyizden feragat ettiği anlaşıldığından, CMK'nın 243. maddesi uyarınca katılma hükümsüz kaldığından, hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmayan katılan vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2.Sanıklar müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a)Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 08.05.2012 tarih ve 2011/1-347 Esas 2012/185 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; sonuç ceza belirlendikten sonra kişiselleştirme hükümleri uygulanırken öncelikle CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunup bulunmadığının re'sen değerlendirilmesi, olumsuz sonuca ulaşılması halinde TCK'nın 50 ve 51. maddeleri yönünden bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, sanıklara verilen kısa süreli hapis cezasının TCK'nun 51. maddesi uyarınca ertelendiği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b)Kabul ve uygulamaya göre de;
Katılan vekilinin hüküm verildikten sonra 04.08.2016 tarihli dilekçesi ile davadan ve temyizden feragat etmiş olması karşısında, katılma kararı hükümsüz kaldığından, vekalet ücretine hükmedilmemesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanıklar müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı hükümlerin BOZULMASINA, 05.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.