17. Hukuk Dairesi
17. Hukuk Dairesi 2016/9068 E. , 2017/3660 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili, ....06.2015 günü davalı ... yönetimindeki aracın müvekkilinin annesi olan yaya ......'a kusurlu olarak çarpması sonucu vefat ettiğini, davalı ...'in aracın işleteni, davalı ... şirketinin aracın trafik sigortasını düzenleyen şirket olduğunu, müvekkilinin annesinin vefatı nedeni ile müvekkilinin destekten yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak destekten yoksun kalmaz tazminatı ve cenaze giderleri olmak üzere 1000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile işleten ve sürücünün taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
Mahkemece, 31.03.2016 tarihli tensip ara kararı ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiş, ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik ara karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
HMK’nun 297/...-c maddesine göre mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermesi zorunludur. Yine Anayasanın 141/... maddesi hükmü de tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gereğini düzenlemektedir. Kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde taraflar hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığını anlayabilecekleri gibi, karar aleyhine kanun yoluna başvurulduğunda da HUMK’nun 428.maddesi uyarınca ... incelemesi sırasında ancak bu gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı saptanır. Diğer bir ifadeyle ... denetimi ancak bir kararın ... denetimi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir.