12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2015/13279 E. , 2017/5658 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile, 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 52/2, 51, 51/3, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinin, 20/08/2016 tarihinde kabul edilip, 07/09/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6745 sayılı Kanunun 25. maddesi ile değiştirildiği ve anılan değişikliğin, “izinsiz inşai ve fiziki müdahale” fiili yönünden, 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65. maddesine göre aleyhe bir düzenleme getirdiği dikkate alınarak yapılan incelemede;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, 11/07/2012 tarihli karar ile sanığın, 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 52/2, 5271 sayılı CMK'nın 231/5-6. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın, katılan vekili tarafından yapılan itirazın merciince reddi üzerine 14/09/2012 tarihinde kesinleştiği, daha sonra sanığın, 28/05/2013 tarihinde kasten yaralama, hakaret ve silahla tehdit suçlarını işlediği sabit kabul edilerek, Datça Asliye Ceza Mahkemesinin 12/02/2014 tarihli ilamı ile her üç suçtan ayrı ayrı mahkumiyetine hükmedildiği, kasten yaralama ve hakaret suçlarından tesis edilen mahkumiyet hükümleri kesin olarak verilirken, silahla tehdit suçundan tesis edilen mahkumiyet hükmünün temyiz edilmeksizin 02/06/2014 tarihinde kesinleştiği, ihbar üzerine yeniden ele alınan dosyada, 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasına karar verildiği anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, bölgenin sit alanı olduğunu bilmediğine, iptal edilen kanun hükmüne göre cezalandırılmasının Anayasaya aykırı olduğuna ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1.Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına yönelik olarak yapılan yargılamada, 02/07/2014 tarihli duruşma gününü ve ihbar yazısını içeren çağrı kağıdı tebliğ edilmek suretiyle usulüne uygun şekilde duruşmadan haberdar edilmeyen sanığın yokluğunda yargılamaya devamla mahkumiyetine karar verilerek savunma hakkının kısıtlanması,
2.5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesine göre, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanığın, denetimli serbestlik tedbiri olarak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirememesi halinde mahkemece durumu değerlendirilerek, cezanın kısmen infazı, ertelenmesi ya da seçenek yaptırımlara çevrilmesi yönünde karar verilmek suretiyle yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabileceği, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde ise, önceki hükümde bir değişiklik yapılmadan hükmün aynen açıklanması gerektiği gözetilmeksizin, 11/07/2012 tarihli karar ile hükmedilen hapis cezasının açıklanması ile yetinilmesi yerine, 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi uyarınca ertelemeye dair hüküm tesisi,
3.Sanık hakkında tayin edilen 80 TL adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtarı ile yetinilmesi yerine, infaz aşamasında nazara alınması gereken 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca da ihtara karar verilmesi kanuna aykırı,
4.Üzerinde izinsiz müdahale gerçekleştirilen taşınmazın suç tarihi itibariyle Muğla İl Özel İdaresi yetki ve sorumluluk alanı dahilinde kaldığının dosya kapsamından anlaşılması ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünce Dairemize gönderilen 18/10/2016 tarih ve 185334 sayılı cevabi yazı eki listelerde sayılan koruma uygulama ve denetim bürosunun faaliyet gösterdiği idari birimler arasında, suç tarihi itibariyle Muğla İl Özel İdaresinin de yer alması karşısında, eylemin niteliği dikkate alınarak, 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/4. maddesi kapsamında değerlendirme yapılmasında ve 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, aynı maddenin (3) numaralı fıkrası da dikkate alınarak gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 29/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.