Esas No
E. 2017/3231
Karar No
K. 2017/6167
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2017/3231 E.  ,  2017/6167 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi

Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma

Hüküm : CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile TCK'nın 179/2, 62, 50, 52. maddeleri gereğince mahkumiyet

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...’ın CMK'nın 231/11.maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile TCK'nın 179/2, 62, 50, 52. maddeleri gereğince mahkumiyetine ilişkin Beypazarı Sulh Ceza Mahkemesinin 03.06.2009 tarihli, 2008/95 esas, 2009/311 karar sayılı kararının mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 07.02.2017 tarihli ve 2016/6268 esas, 2017/852 sayılı kararıyla hükmün bozulmasına karar verilmesini müteakip,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, özetle; “İtiraza konu uyuşmazlığın, sanık ...'ın, sürücü belgesi bulunmaksızın sevk ve idaresindeki... plakalı araçla ... ilçesi ... mahallesi ... mevkiinde bulunan 5 yolun birleştiği dönel kavşağa, kural ihlali yaparak dönel kavşağın sağından geçmesi gerekirken solundan geçerek doğrudan ... yoluna süratli şekilde girdiği, karşıdan gelen araca çarparak kazaya sebebiyet verdiği şeklindeki eylemde, sanığın gerçekleştirdiği kural ihlallerinin bir bütün olarak vehamet arz edip etmediği ve kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığına yönelik tehlike arz edip etmediği ve sanığın eyleminin TCK'nın 179/2 maddesinde yazılı suçu oluşturup oluşturmadığına ilişkindir.

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma, somut tehlike suçudur. Bu suçun oluşabilmesi için suç tanımında yer alan eylemin gerçekleştirilmesi yeterli olmayıp, tehlikelilik halinin gerçekleşmesi ya da gerçekleşmesinin mümkün bulunması zorunludur. Bu nedenle her somut olay bakımından tehlikeye neden olma ögesinin varlığı aranmalıdır.

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun kanunda kasıtlı bir suç olarak düzenlenmesi ve ancak kasten işlenebilmesi karşısında, söz konusu suçun oluşabilmesi için, failin tehlikeli sevk ve idaresinin kasti ve iradi davranıştan ileri gelmesi gerekmektedir. Failin genel kasıtla hareket etmesi yeterli olup saik (özel kast) aranmamıştır. Ancak sanığın kastının, fiilinin başkalarının hayat, sağlık ya da malvarlığı bakımından tehlikeye neden olabileceğini kapsaması gerekir. Aracın tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare edilmesi, çoğu zaman bir trafik kuralına da aykırılık oluşturmaktadır. Failin bir trafik kuralını bilinçli olarak ihlal etmesi durumunda kasıt unsuru gerçekleşecektir. Kural ihlalinin kasta ya da en azından olası kasta değil taksire dayanması, başka bir anlatımla dikkatsiz ve tedbirsiz davranışlarının herhangi bi tehlikeye yol açması halinde kasıt unsurunun gerçekleşmemesi nedeniyle bu suç oluşmayacaktır.

Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, maddi olayda, sanık ...'ın ... plakalı araçla 07.02.2008 günü saat 23.00 sıralarında ... ilçesi ... mahallesi ... mevkiinde bulunan 5 yolun birleştiği kavşağa, hızlı şekilde girdiği, ortada bulunan dönel kavşaktan dönmeyerek doğrudan dönel kavşağın solundan geçerek... yoluna süratli şekilde girdiği, karşıdan gelen araca ... plakalı araca yaklaşık 17 metre fren izi meydana gelecek şekilde çarpmak suretiyle kazaya neden olduğu ve olay yerinden kaçtığı şeklinde gerçekleşen olayda, sanık hakkında düzenlenen bilirkişi raporunda, sanığın orta refüjün sağından geçmesi gerekirken solundan geçtiği ve hızını azaltmadığı ve yolda 17 metrelik fren izinin bulunduğu, asgari şehir içi hız sınırı olan 50 km üzerinde olduğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 84 maddesi ile 54/1-b maddelerinde yazılı geçmenin yasak olduğu yerlerden geçtiği ve sanığın asli kusurlu olduğunun belirtilmesi ve tanık ...'un ifadesinde, Babası ...'a ait... plakalı aracı ile seyir halinde olduklarını aracı tanık ...'ın kulandığını, ... mevkiinde dönel kavşaktan sola döneceği esnada sanığın hızlı bir şekilde kavşağa girerek kendi aracının arka kısmı ile kendi aracının ön kısmına çarptığını bu kazadan dolayı maddi hasar meydana geldiğini beyan ettiği,

Sanığın savunmasında, bir kusurunun olmadığını, kendisinin oğuzkent istikametinde doğru giderken yolun sağından park halinde duran bir aracın birden bire kendisinin seyrettiği yöne döndüğünü, müştekinin aracına sağ arka tamponundan çarptığını, olayda bir kusurunun olmadığını belirterek suçsuz olduğunu beyan ettiği, Bu yapılan açıklamalar çerçevesinde, sanık ... sürücü belgesi olmadığı halde, araç kullanarak ve dönel kavşağa geldiği sırada hızın yeterli miktarda azaltmayarak, orta refüjün sağından dönmesi gerekirken solundan dönmesi şeklindeki eylemi bilerek ve isteyerek gerçekleştirmiştir.

Sanık 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa ilişkin kuralları bilinçli olarak ihlal etmesi söz konusudur. Bu itibarla, sanığın eyleminin,

TCK 179/2 maddesinde yazılı Trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçunu oluşturduğunun, kabulü gerektiği” gerekçeleriyle itiraz edilmekle, 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine 02.07.2012 gün ve 6352 sayılı Kanunun 99. maddesine eklenen 3. fıkra uyarınca itiraz konusu değerlendirildi;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının haklı nedenlere dayandığı anlaşılmakla, Gereği düşünüldü:

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2.Dairemizin 07.02.2017 tarihli, 2016/6268 esas, 2017/852 sayılı BOZMA kararının KALDIRILMASINA,

Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21.04.2015 tarih ve 2015/218 Esas 2015/400 Karar sayılı hükmüne yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazının incelenmesinde;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; mahalli Cumhuriyet savcısının suçun oluşmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 12.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog