13. Ceza Dairesi
13. Ceza Dairesi 2016/1141 E. , 2017/9134 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I-Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesinde “1-Sanık suçun hukuki niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir halde bulundurulmadıkça iddianamede kanuni unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkum edilemez.
3.Ek savunma verilmesini gerektiren hallerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir.
4.Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler varsa müdafiiye yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır” düzenlemesi karşısında; somut olayda iddianamede sanığın 5237 sayılı TCK'nın 116/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasının talep edildiği, sanığın da hazır bulunduğu 18.03.2014 tarihli duruşmada Cumhuriyet Savcısı'nın mütalaasında aynı yasanın 116/1-4. maddesinin uygulanmasının talep edildiği, mütalaadan sonra sanıktan mütalaya karşı diyeceklerinin sorulması ile sanığa ek savunma hakkının tanındığının anlaşılması karşısında, tebliğnamede bu yönde bozma isteyen (3) numaralı düşünceye iştirak edilmemiştir.
Mahkemenin sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesini uygulamama gerekçesi yasal ve yerinde olup, bu konudaki takdirinde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamede bu yönde bozma isteyen (4) numaralı düşünceye; yine TCK'nın 53. maddesinin uygulanması sırasında, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kısmi iptal kararının da nazara alınarak infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden tebliğnamede bu yönde bozma isteyen (5) numaralı düşünceye de iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ...'in temyiz istemi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
II-Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Hırsızlık suçuna konu eşyaların önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin düşünülmemesi,
2.Dosya kapsamına göre, hırsızlık eyleminin geceden kabul edilen saat 21:00'den sonraki bir zaman diliminde gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden, TCK’nın 116/4. maddesi uygulandığı halde, hırsızlık suçu yönünden de aynı yasanın 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Şüphe üzerine yakalanan sanığın suçunu ikrar edip, kolluk kuvvetlerine suça konu eşyaların yerini göstermek suretiyle soruşturma aşamasında tam iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında, hakkında TCK'nın 168/1.maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın sonuç ceza bakımından kazanılmış hakkının korunmasına, 19.09.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.