15. Ceza Dairesi
15. Ceza Dairesi 2015/6749 E. , 2017/18861 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Görevi ihmal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkinler hüküm; katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın ... Barosuna kayıtlı avukat olduğu, katılanın elinde bulunan çeki icra takibine konulması amacıyla sanığa müracaat ettiği ve 29.06.2009 tarihinde söz konusu çeki icra takibine koyması amacıyla sanığa vekaletname verdiği, sanığın tarihsiz olan çeki 01.01.2009 tarihini atıp kambiyo senetlerine dayalı takip yerine ilamsız icra takibi yaptığı, bu süreç içerisinde sanığın katılandan çeşitli masraflar adı altında peyderpey yaklaşık 54.000 TL para aldığı, almış olduğu paralara karşılık aslı ele geçirilemeyen bilirkişi ücreti, tapu iptal davası ve icra takip harcı, tespit ve tescil harcı ve usulsüzlük cezası adı altında sahte tahsildar alındı makbuzlarını katılana verdiği, katılanın daha sonra çekin tahsili yönünde ilerleme sağlanamadığını görmesi üzerine başka bir avukata gidip durumunu anlattığı, katılanın sanık avukatın görevini yapmadığını ve kendisini aldattığını anlaması üzerine sanığı vekaletten azlettiği, sanığın durumu ortaya çıkınca almış olduğu 54.000 TL paranın 38.100 TL'sini katılana iade ettiği, böylece sanığın görevi kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılan adına icra takibi yaptığını, hukuk davalarında vekil olarak temsil ettiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti alacağının bulunduğunu, ayrıca aralarındaki özel ilişkiye istinaden bir kısım borç para aldığını, katılanın kendi hesabına yatırdığını iddia ettiği paraların bir kısmının başka hesaba yatırıldığının havale makbuzlarından anlaşıldığını, borç aldığı parayı ise iade ettiğini, katılan tarafından sunulan makbuzların fotokopi olup, bu makbuzları kendisinin katılana vermediğini bildirmesi, dosya da katılan ile sanık avukat arasında bir vekalet sözleşmesinin bulunmadığının anlaşılması karşısında,gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması bakımından, öncelikle taraflar arasında vekalet sözleşmesi bulunup bulunmadığının araştırılması varsa dosyaya konulması, sanığın, katılan vekili sıfatıyla takip ettiği icra dosyaları ve hukuk davaları belirlenerek bu davalar nedeniyle yargılama gideri vekalet ücreti alacağının tespiti için dosyanın konusunda uzman bilirkişiye tevdii edilmesi, buna göre sanığın hukuki durumun tayin ve takdir edilmesi, iddiaların sübut bulması halinde ise taraflar arasındaki vekalet ilişkilerinden kaynaklanan uyuşmazlık nedeniyle sanığın eyleminin TCK'nın 155. maddesinde belirtilen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturup oluşturmayacağı karar yerinde tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı olup, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 25/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.