Esas No
E. 2016/12570
Karar No
K. 2017/9685
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı
Aramaya Dön
YARGITAY

2. Ceza Dairesi

E. 2016/12570 K. 2017/9685 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2016/12570, K. 2017/9685, T. 09.10.2017
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2016/12570
Karar No
2017/9685
Karar Tarihi
09.10.2017
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

2. Ceza Dairesi         2016/12570 E.  ,  2017/9685 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Hükümlü ... a 25.11.2005 tarihli karar usulüne uygun tebliğ edildiği halde temyiz incelemesinde bulunmadığı ve İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesince 25.11.2005 tarihinde dosya üzerinden verilen kararın hükümlü ...’ın temyizi üzerine dosyanın bu kararların temyizi kabil olması nedeniyle Yargıtay’a gönderilmesi gerekirken mahkemesince dosyanın yeniden ele alınarak kurduğu 23.06.2006 tarihli kararın hukuken geçersiz olduğu belirlenerek hükümlü ...’ın 25.11.2005 günlü karara yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 9/1.maddesine göre, 01/06/2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak Türk Ceza Kanunu’nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde, duruşma yapılmaksızın da karar verilebilir. Aynı Kanun'un 9/3. maddesine göre de, lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.

Bu düzenlemelerden ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27/12/2005 gün ve 2005/3-162-173 sayılı kararından anlaşılacağı üzere, kesin yargı haline gelmiş bir hükümde değişiklik yargılaması yapılması, önceki hükümde sabit kabul edilen olaya her iki yasanın tüm hükümleri birbirine karıştırılmaksızın uygulanmak suretiyle ayrı ayrı sonuçlar belirlenmesini ve bunların karşılaştırılmasını gerektirir. Sonraki yasa suçun unsurlarını veya özel hallerini değiştiriyorsa veya cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi ya da artırım veya indirim nedenlerinin değerlendirilmesi gerekiyorsa, cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi ya da ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılması zorunlu ise, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece duruşma açılarak; 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olması nedeniyle kesinleşen kararda, hükümlünün müşteki Osman Çıplak’a ait işyerine geceleyin girmek suretiyle işlediği hırsızlık eyleminde 5237 sayılı TCK’nın 142/1 -b, 143. maddelerine uyan hırsızlık suçunun yanısıra, aynı Kanun’un 116/2-4 ve 151/1. maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarının da oluştuğu anlaşılmakla birlikte, müştekinin şikayetinden vazgeçmiş olması nedeniyle mala zarar verme suçundan düşme kararı verilmesi gerektiği, yine müşteki ...’a ait işyerine geceleyin yanında diğer sanık ... ile birlikte girmek suretiyle işlediği hırsızlık eyleminde 5237 sayılı TCK’nın 142/1 -b, 143. maddelerine uyan hırsızlık suçunun yanısıra, aynı Kanun’un 116/2-4 ve 151/1. maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarının da oluştuğu, işyeri dokunulmazlığını bozma suçuna ilişkin aynı Kanun’un 119/1-c maddesinin de uygulanması gerektiği gözetilerek ve ayrıca müştekinin şikayetçi olması karşısında mala zarar verme suçu yönünden CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre lehe kanunun belirlenmesi gerekirken, evrak üzerinde yapılan inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 09.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Ceza Ceza Hukuku - Malvarlığı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 173 sayılı kararından anlaşılacağı üzere, kesin yargı haline gelmiş bir hükümde değişiklik yargılaması yapılması, önceki hükümde sabit kabul edilen olaya her iki yasanın tüm hükümleri birbirine karıştırılmaksızın uygulanmak suretiyle ayrı ayrı sonuçlar belirlenmesini ve bunların karşılaştırılmasını gerektirir. Sonraki yasa suçun unsurlarını veya özel hallerini değiştiriyorsa veya cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi ya da artırım veya indirim nedenlerinin değerlendirilmesi gerekiyorsa, cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi ya da ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılması zorunlu ise, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece duruşma açılarak; 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olması nedeniyle kesinleşen kararda, hükümlünün müşteki Osman Çıplak’a ait işyerine geceleyin girmek suretiyle işlediği hırsızlık eyleminde 5237 sayılı TCK’nın 142/1 -b, 143. maddelerine uyan hırsızlık suçunun yanısıra, aynı Kanun’un 116/2-4 ve 151/1. maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarının da oluştuğu anlaşılmakla birlikte, müştekinin şikayetinden vazgeçmiş olması nedeniyle mala zarar verme suçundan düşme kararı verilmesi gerektiği, yine müşteki ...’a ait işyerine geceleyin yanında diğer sanık ... ile birlikte girmek suretiyle işlediği hırsızlık eyleminde 5237 sayılı TCK’nın 142/1 -b, 143. maddelerine uyan hırsızlık suçunun yanısıra, aynı Kanun’un 116/2-4 ve 151/1. maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarının da oluştuğu, işyeri dokunulmazlığını bozma suçuna ilişkin aynı Kanun’un 119/1-c maddesinin de uygulanması gerektiği gözetilerek ve ayrıca müştekinin şikayetçi olması karşısında mala zarar verme suçu yönünden CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre lehe Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu K5237 md.143 K173 md.142 TCK md.142 CMK md.253 TCK md.142/1 TCK md.493/1 K765 md.493/1 K5252 md.9/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog