15. Ceza Dairesi
15. Ceza Dairesi 2017/29413 E. , 2017/18775 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK.nın 158/1-f, 62/1, 52/2-4, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet Ek karar: Eski hale getirme talebinin reddi Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler ile eski hale getirme talebinin reddine dair ek karar, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın 28/03/2014 tarihinde vermiş olduğu dilekçesinde kendisine usulüne uygun tebligat yapılmayarak savunma hakkının kısıtlandığı bu nedenle hakkında uygulanan cezaya ilişkin infazın durdurulması ile temyiz hakkının iadesi yönündeki isteminin, mahiyeti itibariyle aynı zamanda eski hale getirme talebi niteliğinde olması nedeniyle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 311. maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili ceza dairesi olduğundan, Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin temyiz talebinin reddine ilişkin verdiği 02/04/2014 tarihli ek karar ile sonraki işlemlerin hukuki değerden yoksun olduğu anlaşıldığından, sanığın eski hale getirme talebinin kabulü ile,
Sanığın cezaevinden çıkarken bildirdiği adrese Tebligat Kanunu'nun 35.maddesi uyarınca tebliğ işlemi yapılmış ise de, Uyap'tan yapılan sorgulamada, sanığın 04.02.2013 tarihinde ... adresini MERNİS adresi olarak kaydettirdiği ve halen bu adresinin MERNİS adresi olarak kayıtlı olduğu, sanığın cezaevinden çıkarken bildirdiği adrese yapılan tebligatın iade edilmesi üzerine MERNİS adresine tebligat yapılması gerekirken, cezaevinden çıkarken bildirdiği adrese Tebligat Kanunu'nun 35.maddesi uyarınca yapılan tebliğ işleminin usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle sanığın asıl hükme yönelik yapmış olduğu temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın katılan ...'den satın aldığı ürünler karşılığında keşidecisi ... olan 3.250 TL bedelli, 20/02/2007 keşide tarihli sahte çeki verdiğinin iddia edildiği somut olayda, sanığın savunmasında, suça konu çeki ...'ta pazarcılık yapan ...isimli şahıstan alacağına karşılık aldığını, ... isimli şahsın bu çeki posta yolu ile gönderdiğini, adı geçenin açık kimlik ve adres bilgisini bimediğini, ancak ... tarafında cezaevinde olduğunu duyduğunu beyan ettiği, Uyap'tan ... ismi ile yapılan sorgulamada, Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/454 Esas, 2015/84 Karar sayılı ilamı incelendiğinde, ... ve ... oğlu, 1972 ... doğumlu ... TC kimlik numaralı ...isimli bir şahsın suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak suçundan yargılanarak beraat ettiğinin 17.07.2009-19.02.2010 tarihleri arasında bu dosyadan tutuklu bulunduğunun, yine aynı şahsın İzmir 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/83 Esas, 2014/376 Karar sayılı dosyasında resmi belgede sahtecilik suçundan yargılanarak beraat ettiğinin, bu dosyada da 19.01.2008-08.04.2008 tarihleri arasında tutuklu kaldığının, ayrıca Uşak 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/240 Esas, 2012/120 Karar sayılı dosyasında tanık sıfatıyla ifade verdiğinin anlaşılması karşısında; zikredilen dosyalarda ismi geçen ... isimli şahsın fotoğraflarının temini ile, sanığa gösterilerek beyanlarında geçen şahsın bu şahıs olup olmadığının sorulması, sanığın beyanlarında geçen şahsın bu şahıs olduğunu beyan etmesi halinde, adı geçenin dosya kapsamında beyanının alınması, gerektiğinde çek üzerindeki imza ve yazıların ... isimli şahsa ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Katılan ...'nin soruşturma aşamasında alınan beyanında, suça konu çeki yaklaşık bir yıldır müşterileri olan ...'dan almış olduğunu, kovuşturma aşamasındaki beyanında ise, sanığın kendisinden mal satın aldığını, karşılığında 2.500 TL civarında miktarlı çek verdiğini, kalanı için senetler verdiğini, toplam alışverişin 25.000 TL olduğunu beyan etmesi karşısında, suça konu çekin önceden doğan borca karşılık verilip verilmediğinin ve bu kapsamda dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi amacıyla, katılanın tekrar beyanı alınarak, suça konu çekin mal teslimi sırasında mı, mal tesliminden sonra mı verilip verilmediği sorularak açıklığa kavuşturulup, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın bu suçlardan mahkûmiyetine ilişkin infazının durdurulmasına, sanık başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü değilse TAHLİYESİNE, bu suçtan derhal salıverilmesi için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılmasına, 21/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.