Esas No
E. 2016/2385
Karar No
K. 2017/7043
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2016/2385 E.  ,  2017/7043 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Suç : Taksirle yaralama

Hüküm : Sanık ... hakkında;

TCK'nın 89/4, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet. Sanık ... hakkında;89/1, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanık ...'in mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan sanık müdafii tarafından, katılan sanık ... hakkındaki hüküm ise müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Olay günü saat 06.10 sıralarında katılan sanık ... idaresindeki yolcu minibüsü ile meskun mahalde, 9,30 metre genişliğinde, tek yönlü, kuru zeminli yolda, gündüz vakti seyri sırasında olay mahalline geldiğinde "U dönülmez levhası" bulunan kavşağa ani manevra ile girmek istediği esnada aynı istikametten geriden gelen müşteki ...'ın idaresindeki otomobil ile çarpışarak karşı şeride geçtikleri, ... ile olay yerinde bulunan müşteki ...'nun yaralı ...'ı sıkıştığı araçtan çıkararak refüj üzerine oturttukları, esnada bulundukları şerit içerisinde seyir halinde bulunan sanık ...'in idaresindeki yolcu otobüsü ile dolmuşa çarptığı, savrulan dolmuşun çarpması ile ...'nun 5. derece; sanık ...'ün ise 3. derece kırık oluşacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda,

1.Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyizen incelenmesine gelince ise; Sanığın "U dönüşü" yasak olan kavşakta U dönüşü yapması nedeniyle eylemini bilinçli taksirle gerçekleştirdiği gözetilmeksizin, tayin edilen temel cezada TCK'nın 22/3. maddesi uyarıca arttırım yapılmaması suretiyle, eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL'ye kadar (2000 TL. Dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, 07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkumiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizinin mümkün olduğu, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3000 TL’ye kadar (3000 TL. Dahil) para cezalarının 5320 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE;

2.Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyizen incelenmesine gelince ise;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanık ... müdafiinin eksik incelemeye ve kusur durumuna, sanık ... müdafiinin ise kusur durumuna ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırları arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken; sanığın tali kusurlu olsa dahi, bir kişinin 5. derece kırık, bir kişinin ise 3. derece kırık oluşacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği somut olayda, meydana gelen zararın ağırlığı gözetilerek, alt sınırdan bir miktar uzaklaşılarak, hak ve nasafete uygun bir ceza tayini yerine, alt sınırdan ceza tayini,

Kanuna aykırı olup, katılan sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 04/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.