12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2016/3589 E. , 2017/7373 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62/1, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Araştırma ve Uygulama Hastanesi tarafından düzenlenen mağdure ...'a ilişkin 14/05/2014 tarihli raporda mağdurun sağ tibia ve fibula distal uçta ağır (4). derecede kemik kırığı oluştuğunun, duyularından ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına/yitirilmesine neden olup olmadığının tespiti için olay tarihinden 6 ay sonra rapor düzenlenmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında,
Sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 89/3-b maddesi kapsamında olup olmadığının tespiti için, mağdurun kesin raporu aldırılıp, rapor sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, taksir düzeyinde kusurunun bulunmadığına, yolun yokuş olması ile aracın teknik arızadan stop etmesinin iradesi dışında bir faktör olduğuna,rapor alınmadan kaza tespit tutanağına göre karar verildiğine ,erteleme ve lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saik" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanığa verilen temel cezanın belirlenmesinde gösterilen diğer gerekçeler yasal ve yeterli olduğundan, hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “sanığın güttüğü amaç ve saik” ibaresinin çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.