17. Ceza Dairesi
17. Ceza Dairesi 2017/2990 E. , 2017/13915 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ... hakkında geceleyin birden çok kişi ile konut ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçundan zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması mümkün görülmüştür. I-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin yokluğunda verilen hükümlerin suça sürüklenen çocuk ... müdafiine 23.11.2016 tarihinde bizzat tebliğ edildiği ve müdafiinin 01.12.2016 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu ve CMUK'nun 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteminin aynı Kanun'un 317.maddesi gereğince REDDİNE,
II-Sanık ... hakkında müştekiler ... ve ...'e yönelik eylemlerinden kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
Mahkemenin kabulüne göre;
TCK'nın 142 ve 143. maddelerinin birbirinden bağımsız oldukları, her iki maddeye göre belirlenen cezanın birbirinden farklı nitelikte olabileceği,
TCK'nın 142. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken TCK'nın 61. maddesindeki koşullar dikkate alınacağı,
TCK'nın 143. maddesinin uygulanmasında olayın koşullarına göre hakime takdir yetkisi tanındığı, takdir yetkisinin de temel cezaya bağlı bir yetkiyi içermediği dikkate alınarak, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alındığında, temel ceza alt sınırdan belirlenirken TCK'nın 143. maddesi uyarınca üst oranda artırım yapılmasında yasaya aykırılık bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen (2) nolu düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanığın adli sicil kaydında yer alan Iğdır Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2003/163 Esas ve 2003/279 Karar sayılı ırza geçme suçundan mahkumiyete ilişkin, 28.06.2005 tarihinde kesinleşen ilamın 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca tekerrüre esas bulunduğunun gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından ve sanık hakkında kasıtlı suçtan mahkûmiyeti nedeni ile hak yoksunluklarına hükmedilmemesi, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuğun müşteki ...'a yönelik eyleminde müştekinin ifadesinde, giriş kapısının kilit kısmından kırılmış olduğunu belirttiği, 18/01/2006 tarihli görgü tespit tutanağına göre de , kilidin vidalarının söküldüğü, aliminyum dış kapının kilit kısmında 10 cm nokta halinde delici izler olduğunun belirtilmesi karşısında, suçun TCK'nun 142/1-b maddesindeki suçu oluşturacağı gözetilerek yapılan incelemede ;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubu arasında bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan ve 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b,143,31/2. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçunun cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa'nın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddesinde öngörülen 10 yıl 15 ay kesintili zamanaşımının, suç tarihi olan 18.01.2006 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
IV-Sanık ... hakkında müşteki ...'a yönelik eyleminden kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
Mahkemenin kabulüne göre;
TCK'nın 142 ve 143. maddelerinin birbirinden bağımsız oldukları, her iki maddeye göre belirlenen cezanın birbirinden farklı nitelikte olabileceği,
TCK'nın 142. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken TCK'nın 61. maddesindeki koşullar dikkate alınacağı,
TCK'nın 143. maddesinin uygulanmasında olayın koşullarına göre hakime takdir yetkisi tanındığı, takdir yetkisinin de temel cezaya bağlı bir yetkiyi içermediği dikkate alınarak, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alındığında, temel ceza alt sınırdan belirlenirken TCK'nın 143. maddesi uyarınca üst oranda artırım yapılmasında yasaya aykırılık bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen (2) nolu düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Müşteki ...'ın ifadesinde, giriş kapısının kilit kısmından kırılmış olduğunu belirttiği, 18/01/2006 tarihli görgü tespit tutanağına göre de , kilidin vidalarının söküldüğü, aliminyum dış kapının kilit kısmında 10 cm nokta halinde delici izler olduğunun belirtilmesi karşısında, suçun TCK'nın 142/1-b maddesindeki suçu oluşturacağı gözetilmeden aynı Yasa'nın 142/2-d maddesinden hüküm kurulması,
2.Sanığın adli sicil kaydında yer alan Iğdır Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/163 Esas 2003/279 Karar sayılı ırza geçme suçundan mahkumiyete ilişkin, 28.06.2005 tarihinde kesinleşen ilamın 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca tekerrüre esas bulunduğunun gözetilmemesi,
3.Sanık hakkında kasıtlı suçtan mahkûmiyeti nedeni ile hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, tekerrür bakımından 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine, (1) numaralı bentteki bozma sebepleri yönünden; aynı Kanun'un 325. maddesi uyarınca bozmanın hükmü süresinde temyiz etmeyen suça sürüklenen çocuk ...'a SİRAYETİNE, 15.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.