11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2016/2636 E. , 2018/2307 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanığın gerçekte mal aldığı mükellef yerine sahte fatura düzenleyicisi olduğu tespit edilen mükellefe ait gerçek mal ve hizmet teslimine dayalı olmayan farklı tarihlerde düzenlenmiş sahte faturaları KDV indiriminde kullanmak şeklindeki eyleminin, 213 sayılı Kanun’un 359/b-1 maddesine uyan zincirleme şekilde sahte fatura kullanma suçunu oluşturduğu, Anamur Cumhuriyet Başsavcılığı‘nın 01.03.2011 tarih ve 2010/1706 Soruşturma-2011/312 Esas sayılı iddianamesi ile bu suçtan kamu davası açıldığı ve mahkemece de hüküm kurulduğu halde, mütalaa ve ekindeki vergi suçu raporunda eylemin sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanmak olarak değerlendirildiği anlaşılmış ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu‘nun 11.03.2014 tarih ve 2012/11-1382 Esas-2014/124 Karar, 11.07.2014 tarih ve 2012/11-1512 Esas-2014/366 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, mahkemenin fiilin nitelendirilmesinde mütalaa ile bağlı olmayıp, sahte fatura kullanmak ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanmak suçlarının vasıfları farklı olmakla birlikte birbirlerine dönüşebileceği, mahkemenin bu suçlar yönünden yeniden mütalaa almasının gerekmediği de gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın kullandığı faturaları düzenleyen ... ... isimli mükellef hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunun bir örneğinin dosya içerisinde mevcut bulunması, UYAP üzerinden yapılan sorgulamada, ... ... hakkında “2009 takvim yılında sahte fatura düzenlemek“ suçundan açılan kamu davasında Adana 10. Asliye Ceza Mahkemesi‘nin 07.06.2012 tarih ve 2011/607 Esas-2012/748 Karar sayılı ilamı ile sanığın bu suçtan mahkumiyetine karar verildiği, dosyanın temyiz incelemesinde bulunduğunun anlaşılması karşısında, bu hususların araştırılması talebine yönelik tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş; aynı takvim yılında değişik zamanlarda birden fazla sahte fatura kullanılmasına rağmen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; suça konu faturaların KDV indiriminde kullanılmış olmaları nedeniyle “2009“ olarak eksik yazılan suç tarihinin, “25.04.2009“ şeklinde mahallinde düzeltilmesi ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 19.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.