2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2015/18075 E. , 2018/4498 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Her ne kadar katılan, bozma öncesindeki duruşmada verdiği 24.10.2014 tarihli beyanında, olay günü saat 04.40 sıralarında cep telefonuna, işyerine hırsız girdiğine ilişkin haber geldiğini belirtmiş ise de; dosya arasında bulunan olay anına ilişkin görüntülerin yer aldığı CD izlendiğinde, sanığın olay günü saat 04.26’da suça konu parayla birlikte marketten çıktığının ve ardından saat 04.29’da alarm sisteminin uyarısı ile olaydan haberdar olan katılanın yanındakilerle birlikte işyerine gelip bir kaç dakika sonra işyerinden ayrılıp tekrardan saat 04.42’de işyerine döndüğünün görülmesi, katılanın 06.04.2015 tarihli duruşmadaki beyanında işyerindeki alarm sistemi sebebiyle, işyerine birisi tarafından girildikten sonra 5 saniye içerisinde cep telefonuna mesaj geldiğini ve 14.04.2015 tarihli keşif tutanağında da cep telefonuna mesaj gelmesi ile sanığı yakalamaları arasında en fazla beş dakikalık bir süre olduğunu ifade etmesi ve UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde gece vaktinin saat 04.39'a kadar devam ettiğinin anlaşılması karşısında, atılı suçun gece vakti işlendiği yönündeki mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki 1 no’lu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında bozma ilamımızda belirtildiği şekilde adli sicil kaydındaki en ağır ilam olan Niksar Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/70 E. 2011/141 K. sayılı 1 yıl 3 ay hapis cezasına dair kararı ile ilgili olarak tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesine karşın; bozma sonrası kurulacak hükümde gözetilmesi gereken 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesine göre, infaz aşamasında koşullu salıverilme süresine eklenecek miktar bakımından bozma öncesi verilen kararda uygulanan Şebinkarahisar Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/126 E. 2009/155 K. sayılı kararındaki 3 ay 10 gün hapis cezasının esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322.maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasındaki tekerrüre ilişkin bölüme “1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesine göre koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, yanılgılı uygulama sonucu önceki hükümde gösterilen Şebinkarahisar Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/126 E. 2009/155 K. sayılı kararındaki 3 ay 10 gün hapis cezası esas alınarak belirlenmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.