Esas No
E. 2017/7478
Karar No
K. 2018/3961
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2017/7478 E.  ,  2018/3961 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma,kasten yaralama

Hüküm : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında; 5271 sayılı CMK'nın 231/11 maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile TCK'nın 179/3-2,62/1,53/1 maddeleri gereğince mahkumiyet Kasten yaralama suçundan sanık hakkında; 5271 sayılı CMK'nın 231/11 maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile TCK'nın 86/2-3-e 62/1,52/2-4 maddeleri gereğince iki kez mahkumiyet Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ile mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan yapılan yargılama sonucunda, sanığın TCK’nın 179/3-2, 62/1, maddeleri gereğince 2 ay 15 gün gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, kasten yaralama suçundan yapılan yargılama sonucunda da sanığın TCK’nın 86/2-3-e,62/1,52/2-4 maddeleri gereğince 3000-TL ve TCK’nın 86/2-3-e, 21/2, 62/1,52/2-4 2000-TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına,

CMK’nın 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca sanığın 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Bayburt Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2011 tarih, 2011/57 esas, 2011/255 karar sayılı, 21.10.2011 tarihinde kesinleşmesi yapılan kararını müteakip denetim süresi içerisinde sanığın kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle hükümlerin CMK'nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına ilişkin iş bu kararı kapsayan dosya incelendi.

1.Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL'ye kadar (2000 TL. Dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, 07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkumiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizinin mümkün olduğu, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3000 TL’ye kadar (3000 TL. Dahil) para cezalarının 5320 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu, 07/04/2015 tarihinde verilen 3.000 TL adli para cezasından ibaret mahkumiyet hükümlerine karşı suç niteliğine ilişkin de herhangi bir temyiz istemi bulunmadığından sanığın ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,

2.Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;

TCK'nın 179/3. maddesinde, alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle araç kullanmanın suç olarak düzenlenip aynı maddenin 2. fıkrasında ise yaptırımının belirlendiği, somut olayda ise sanığın, sanık Murtaza'nın kullanmakta olduğu ve içinde yolcularında bulunduğu aracı seyir halinde iken sıkıştırmak suretiyle kişilerin hayat, sağlık ve mal güvenliğini tehlikeye soktuğunun mahkemece de kabul edilmesine rağmen, kanun maddesinin, sadece '' TCK'nın 179/2 '' olarak gösterilmesi yerine, ''TCK'nın 179/3-2'' olarak gösterilmesi,

Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasının 3-a bendinde "TCK'nın 179/3" ibaresinin hükümden çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog