Esas No
E. 2016/5436
Karar No
K. 2018/4589
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2016/5436 E.  ,  2018/4589 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Suç : Taksirle yaralama

Hüküm : TCK'nın 89/4, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/3-2, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırları arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken asli kusurlu kabul edilen sanığın, iki kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda, sanık hakkında hak ve nesafete uygun bir şekilde alt sınırdan bir miktar uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın herhangi bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1.Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (b) bendinde yer alan ''suçun işlenmesinde kullanılan araçlar'' gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,

2.Sanık hakkında hükmolunan 5 ay hapis cezası kısa süreli olmasına rağmen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında uygulama olanağı bulunmayan TCK'nın 50/4. maddesine atıf yapılması,

3.Katılanların kendilerini tek bir vekaletnameye dayalı olarak aynı vekille temsil ettirdikleri anlaşılmakla, sanık aleyhine tek bir vekalet ücreti yerine, her bir katılan için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi,

Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, sanığa verilen temel cezanın belirlenmesinde gösterilen diğer gerekçeler yasal ve yeterli olduğundan, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan ''suçun işlenmesinde kullanılan araç" ibaresi ile hükmün dördüncü paragrafında yer alan “TCK'nın 50/4. maddesi delaletiyle” ibaresinin ve hükmün (3) numaralı bendinde yer alan "ayrı ayrı" ibarelerinin hükümden çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog