2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2016/16681 E. , 2018/6393 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I) Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Müştekiye ait ikametin alüminyum kapısının sökülerek çalınmaya teşebbüs edilmesi şeklinde gerçekleşen somut olayda; olay yeri inceleme raporunda müşteki tarafından sökülen kapının takıldığının, başkaca bir bulguya rastlanmadığının belirtilmesi, müştekinin de malına zarar verildiğine dair bir beyanının olmaması karşısında; mala zarar verme suçu bakımından tebliğnamadeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA,
II) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun mala zarar verme suçundan eylemine uyan TCK’nın 151/1, 31/2. maddelerinde tanımlanan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2. maddelerinde öngörülen 4 yıllık zamanaşımının, suça sürüklenen çocuğun sorgu tarihi olan 14/03/2013 gününden, inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
III) Suça sürüklenen çocuklar ..., ... ile ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Soruşturma evresinde müştekinin, ikametinden alüminyum kapıyı götürmeye çalışan şahısları gördüğünü belirtmesi ve adı geçen müşteki ile olay yeri tespit tutanağında imzaları bulunan görevliler duruşmaya çağrılıp dinlenmeden ve olay yerinde keşif yapılıp delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucu sanıkların hukuki durumlarının tayini yerine, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde sanıkların beraatine karar verilmesi,
2.Müştekinin soruşturma aşamasında hırsızlık suçunun saat 17:30 sıralarında işlendiğini beyan ettiği, olay tutanağında bahsi geçen suçun saat 20:00 sıralarında anons edilmesi üzerine müşteki ile yapılan görüşmede suça sürüklenen çocukların kaçtıklarını, çok geçmediğini söylediğinin belirtildiği, UYAP'tan alınan güneş batış çizelgesine göre suç tarihinde gece vaktinin saat 17:53’den itibaren başladığının anlaşılması karşısında; müştekinin bu husustaki net beyanının alınmasından sonra hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarının hangi zaman diliminde işlendiği tespit edildikten sonra suça sürüklenen çocukların hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3.Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk ...’un TCK'nın 31/2. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden de uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuğun işlediği mala zarar verme suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olduğuna ilişkin rapor ile yetinilmesi,
4.Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk ...’un üzerine atılı suçların hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağının değerlendirilmesi açısından, hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35/1. ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 20/2. maddesi gereğince zorunlu olan sosyal inceleme raporu alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 16/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.