5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2016/3028 E. , 2018/3949 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
TCK'nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda uygulanmasının infaz sırasında nazara alınması mümkün görülmüş, suçu 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve ayrıca lehe kanun değerlendirmesi yapılırken, sanığın oluşa uygun kabul edilen eyleminin 765 sayılı TCK'nın 202/2. maddesinde düzenlenen nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu ve sahtecilik eyleminin bu suçun unsuru olduğu, buna karşılık 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" şeklindeki düzenleme uyarınca eylemin hem zimmet, hem de resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturacağı nazara alınarak kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan da mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle lehe yasa karşılaştırmasının yapılmaması sonuç itibariyle 5237 sayılı Kanunun lehe olduğunun anlaşılması ve aleyhe temyiz bulunmaması sebebiyle bozma nedeni yapılmamıştır. Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek delilleri takdir ve gerekçeleri gösterilmek suretiyle kurulan hüküm usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 29/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.