5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2018/286 E. , 2018/9570 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R - Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş, karar, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Kapama fındıklık niteliğindeki ... İlçesi, ... Mahallesi, 137 ada 2 parsel sayılı taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Davacı idare vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan yerinde değildir. Şöyle ki;
1.İlk karar davacı idare ve davalılardan ... vekilince temyiz edilmiş olup, ilk kararda tespit edilen taşınmazın zemin bedeli, kararı temyiz etmeyen davalılar yönünden kesinleşmiştir.
Bu durumda ilk kararı temyiz etmeyen davalılar yönünden kesinleşen zemin bedeli davacı idare lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğundan bozmadan sonra sadece ilk kararı temyiz eden davalının payı hesaplanarak bu miktarın bloke ettirilip adı geçene ödenmesine ve diğer davalılar yönünden de bozmadan önceki miktarla sınırlı olarak hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden bozmadan sonra tespit edilen bedel üzerinden tüm davalıların payını kapsar şekilde karar verilmesi,
2.İlk kararı temyiz etmeyen davalılar yönünden yatırılan fazla zemin bedelinin davacı idareye iadesi gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru olmadığı gibi,
3.Davacı idarenin 28.04.2018 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7139 sayılı Yasanın 6.maddesi ile harçtan muaf hale geldiği gözetildiğinde, yargılama giderlerine dahil edilerek idare aleyhine harca hükmedilmemesi gerektiğinden, Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının;
a)1 nolu bendindeki (699.184,43) rakamlarının hükümden çıkartılmasına, yerine (602.667,21) rakamlarının yazılmasına,
b)2 nolu bendin hükümden çıkartılmasına, yerine (ilk karar ile hükmedilen 454.198,62TL zemin bedeli ve davacı idare temyizi ile bozma sonrası tespit edilen 131.436,15TL yapı bedeli olmak üzere toplam 585.634.77TL’nin tüm davalılara, bozma ilamı sonrası tespit edilen zemin bedeli farkı 113.549,66TL’den temyiz eden ... hissesine isabet eden 17.032,44TL’ye ise 18.03.2015 gününden son karar tarihi olan 18.07.2017 tarihine kadar yasal faiz işletilmesi ile birlikte davalı ...’a ödenmesine) cümlesinin yazılması,
c)2 nolu bendinin sonuna gelmek üzere (fazla depo edilen 96.517,22TL'nin davacı kuruma iadesine) ibaresinin yazılmasına,
d)6 ve 8 nolu bendinin hükümden çıkartılmasına, yerine (Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, başvurma harcı hariç yatırılan harçların talep halinde yatıran taraflara iadesine, davalı tarafından sarf edilen 100,00TL posta giderin davacı idareden alınarak davalıya ödenmesine,) cümlesinin eklenmesine, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, 17/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.