Esas No
E. 2016/12389
Karar No
K. 2018/6861
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

2. Ceza Dairesi         2016/12389 E.  ,  2018/6861 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Müştekinin aşamalarda suça konu forkliftin anahtarlarının işyerindeki masanın çekmecesinde olup aracın üzerinde olmadığını beyan ettiği, sanıklar ... ve ...'nin de savunmalarında forklifti kontak anahtarlarıyla beraber satın aldıklarını belirtmeleri ve suça konu forkliftin de herhangi bir zorlama izi olmaksızın anahtarlarıyla birlikte ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar ... ve ...'in eylemlerinin TCK'nın 142/2-d maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 142/1-b maddesi ile uygulama yapılarak eksik ceza tayini, adli sicil kayıtlarına göre, sanık ... ...hakkında İstanbul 1. Devlet Güvenlik Mahkemesinin 12.06.2003 gün ve 2001/3 E., 2003/163 K. sayılı ve sanık ... hakkında Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.04.2009 gün ve 2008/1238 E., 2009/461 K. sayılı tekerrüre esas teşkil eden mahkumiyeti bulunduğundan sanıklar hakkında hükmolunan hapis cezalarının 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7. maddesi uyarınca, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mükerrirler hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,

TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

1.Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme; sanıklar ... ve ... hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı TCK’nın 165. maddesinde hapis cezası yanında adli para cezası da öngörüldüğü halde, sanıklar ... ve ... hakkında hapis cezası yanında ayrıca adli para cezasına hükmedilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,

2.Sanıklar ... ve ... hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma; sanıklar ... ve ... hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

I- Dosya kapsamına göre eylemin 26.02.2011 günü saat 19.15 ile 27.02.2011 günü saat 09.00 arasında gerçekleştirildiği, suç tarihinde gece vaktinin, saat 18.55'te başlayıp, 05.39'da bittiğinin anlaşılması karşısında; suçun gece işlendiğine ilişkin kanıtlar denetime olanak verecek şekilde değerlendirilmeden ve hırsızlık suçundan tayin olunan cezada gece vakti sebebiyle atrırım yapılmamasına rağmen bu uygulama ile de çelişecek şekilde sanıklar ... ve ... hakkında TCK'nın 116/4. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,

II- Sanık ...'ın aşamalarda sanık ...'ın beş yıllık müşterisi olması sebebiyle kendisine boya ve kaynak için getirdiği suça konu forklifin hırsızlık malı olduğunu bilmediği şeklindeki savunmasının aksine, sanığın mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, hukuka uygun, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, III- 5237 sayılı TCK’nın 165. maddesinde hapis cezası yanında adli para cezası da öngörüldüğü halde, sanık ... hakkında hapis cezası yanında ayrıca adli para cezasına hükmedilmemesi,

IV- Adli sicil kaydında yazılı açıklanması geri bırakılan hükümlerin 5271 sayılı CMK'nın 231/6-a maddesine esas olabilecek nitelikte kesin hükümler olmadığı anlaşılan sanık ... hakkında CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, ''sanığın sabıkalı olması ve tayin olunan cezanın miktarı dikkate alınarak '' biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, sanık ... hakkında yeniden kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 28.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.