2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2016/12716 E. , 2018/7011 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1.Suça sürüklenen çocuk hakkında, müşteki ...’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Müşteki ...'ın kolluk ifadesinde; aracını saat 16:00 sıralarında park ettiğini, ertesi sabah 10:00 sıralarında tekrar aracının başına gittiğinde aracının camının kırık ve teybin yerinde olmadığını gördüğünü beyan etmesi ve suç tarihinde gece vaktinin saat 17:23'de başlayıp sabah 05:39’da sona erdiğinin anlaşılması karşısında "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince suça sürüklenen çocuk lehine suçun gündüz vakti işlendiği belirlenerek yapılan incelemede;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun müştekiye karşı hırsızlık suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e, 31/3. maddelerinde öngörülen cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 7 yıl 12 aylık zamanaşımının, suç tarihi olan 02.01.2010 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
2.Suça sürüklenen çocuk hakkında, müşteki ...’ye yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Müşteki ...’ye yönelik eylemin 11.02.2010 tarihinde gerçekleştiği, bu tarih itibariyle suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını doldurmuş olduğu gözetilmeden hakkında kurulan hükümde TCK’nın 31/3. maddesi gereğince indirim yapılması ve müştekiler Mahmut, Osman ve Mehmet’e yönelik eylemlerde, Yargıtay CGK'nın 26.03.2013 günlü, 2012/6-1232 esas ve 2013/106 karar sayılı içtihatında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yetmez. Failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi; kötü niyetliyse satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerektiği, somut olayda suça sürüklenen çocuğun suça konu araç teyplerini sattığı kişileri söylemesi ve teyplerin sahiplerine iade edilmesi yeterli görülerek, teypleri satın alan şahısların zararının giderilip giderilmediği araştırılmaksızın TCK’nın 168/1. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun cezalarında indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3.Suça sürüklenen çocuk hakkında, müştekiler ... ve ... ile ilgili olarak kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Suça sürüklenen çocuğun suça konu araç teybini sattığı kişiyi söylemesi ve teybin sahibine iade edilmesi yeterli görülerek, ...’a ait teybi satın alan Engin SÖNMEZ’in ve ...’ye ait teybi satın alan Osman AYDIN’ın zararının giderilip giderilmediği araştırılmaksızın TCK’nın 168/1. maddesi gereğince sanığın cezasında indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5275 sayılı Kanun'un 106/4. maddesinin “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez” şeklindeki düzenlemesine aykırı olarak, suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün fıkrasında suça sürüklenen çocuğun adli para cezasını ödememesi halinde ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin belirtilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” cümlesinin çıkartılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.