19. Ceza Dairesi
19. Ceza Dairesi 2018/3135 E. , 2018/5740 K.
"İçtihat Metni"Bakaya kalmak suçundan sanık ...'nün, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 63/1-b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 4.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Hadim Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2017 tarihli ve 2016/59 esas, 2017/67 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 03/04/2018 gün ve 94660652-105-42-2521-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/04/2018 gün ve 2018/29858 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 25. maddesinde yer alan " İdari yaptırım kararına ilişkin tutanakta;
a)Hakkında idari yaptırım kararı verilen kişinin kimlik ve adresi,
b)İdari yaptırım kararı verilmesini gerektiren kabahat fiili,
c)Bu fiilin işlendiğini ispata yarayacak bütün deliller,
d)Karar tarihi ve kararı veren kamu görevlilerinin kimliği,
Açık bir şekilde yazılır. Tutanakta, ayrıca kabahati oluşturan fiil, işlendiği yer ve zaman gösterilerek açıklanır. " ve 26/1 maddesinde yer alan "İdari yaptırım kararı, 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgili kişiye tebliğ edilir. Tebligat metninde bu karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve süresi açık bir şekilde belirtilir." şeklindeki düzenlemeler karşısında, somut olayda Hadim Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulu'nun 17/04/2012 tarihli ve 944 esas, 71 sayılı idari yaptırım kararının incelenmesinde sanık hakkında 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun 89. maddesi uyarınca 750,00 Türk lirası idari para cezasının tecziyesine karar verildiği ancak karara karşı, anılan Kanun'un 89/b-1. cümlesi uyarınca başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve süresinin belirtilmediği, anılan kararın muhatabına gönderilmesine ilişkin tebliğ mazbatasında da başvuru yolları, mercii ve süresinin gösterilmediği ve dolayısıyla 7201 sayılı Tebligat Kanunu anlamında geçerli bir tebliğin bulunmadığı, bu haliyle idari yaptırım kararının usulsüz tebligat nedeniyle henüz kesinleşmemiş olduğu gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Hadim Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2017 tarihli ve Esas 2016/59, Karar 2017/67 sayılı kararının CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında “bakaya kalmak” suçundan dolayı hükmolunan 4.000,00 TL adli para cezasının kaldırılmasına, 08/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.