Esas No
E. 2017/18296
Karar No
K. 2018/12424
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

3. Ceza Dairesi         2017/18296 E.  ,  2018/12424 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;

Gereği görüşülüp düşünüldü;

1.Sanık ... hakkında mağdur ...'ya yönelik yaralama suçundan kurulan ve sanık ... hakkında hakaret ve mağdur ...'a yönelik yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;

Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarı 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, sanık ... müdafiin ve sanık ...'ın temyiz istemlerinin 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,

2.Sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik yaralama eylemi nedeniyle kurulan hükme ilişkin yapılan temyiz incelemesinde; a- Mağdur hakkındaki ...Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 16.10 2014 tarihli genel adli muayene formunda; "batınında sağda ortada 1 cmlik kesi mevcut olduğu ve hayati tehlikesinin olduğu, geçici hekim raporu olup, kati raporun genel cerrahi uzmanınca verilmesinin uygun olduğu" belirlendiği halde, genel cerrahi uzmanından yaralanmasının niteliği konusunda kesin rapor alınmadığı görüldüğünden, adli rapor içeriğinin denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmaması karşısında, mağdur hakkındaki adli rapor ile tedavi evraklarının ve varsa grafilerinin Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek, yaralanmasının niteliği duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenerek, sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi, b- Karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen olayda ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu hal nedeniyle sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,

Kabule göre de; c- Hükmün gerekçe kısmında, mağdurun yaralanmasının hayati tehlike geçirecek şekilde olduğu belirtildiği halde, hüküm fıkrasında TCK'nin 87/1-d maddesi uyarınca ceza artırımı yapılan hüküm fıkrasında mağdurun yaralanmasının yüzde sabit iz oluşturacak şekilde olduğunun belirtilmesi, d-Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA,

3.Sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik yaralama eylemi nedeniyle kurulan hükme ilişkin yapılan temyiz incelemesinde; a- Karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen olayda ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu hal nedeniyle sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,

Kabule göre de; b- Hükmün gerekçe kısmında, mağdurun yaralanmasının hayati tehlike geçirecek şekilde olduğu belirtildiği halde, hüküm fıkrasında TCK'nin 87/1-d maddesi uyarınca ceza artırımı yapılan hüküm fıkrasında mağdurun yaralanmasının yüzde sabit iz oluşturacak şekilde olduğunun belirtilmesi, c- Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 10.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.